
Paperback. 16,00 / 23,50 cm. In Turkish. 496 p. Gece saat on bir sularinda Harput'un ve Elaziz'in bütün cezaevlerinde sürgüne gönderilen alti yüz kirk mahkûm Kale Hamami önündeki meydanda toplanmisti. Ana baba günüydü. Bir saat önce yagmaya baslayan kar topragi beyaz bir kefen gibi sarmisti. Önceleri yavas yavas gökyüzünde dolanarak topraga düsen kar taneleri simdi kürekten bosanircasina yagiyordu. Bizi cezaevinde disari çikarirken ikiser kisilik gruplara bölerek ellerimizi birbirine kelepçeledikten sonra Diyarbekir'de yola çikarilirken yaptiklari gibi ard arda dizerek zincirlerle bagladilar. Simdi Kale Hamami önündeki meydanda, farkli cezaevinden getirilen mahkûmlar yeniden arka arkaya dizilip birbirine kelepçelenerek zincirlerle baglaniyordu. …Sürgün kafilesini yola çikaracak süvari birligi bir yandan bizi yola çikarmaya hazirlarken, bir yandan da atlarini ve kendilerini yolculuga hazirliyorlardi. Mahkûmlarin çogu tek kelime bile Türkçe bilmedigi için askerler mahkûmlarla iletisim kurmakta zorlaniyor, bu da islerin daha agir yürümesine neden oluyordu. Bu hazirliklar saatlerce sürdü. Sabaha dogru yola çiktigimizda kar dizlerimize ulasiyordu...
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş