Nietzsche Ağladığında
EdebiyatKurgu

Nietzsche Ağladığında

Irvin D. Yalom

Yayıncı
Ayrinti
Sayfa
76
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1997

Özet

On dokuzuncu yüzyıl Viyana'sında Lou Salomé, umutsuzluğa sürüklenen Friedrich Nietzsche'ye yardım etmesi için tanınmış doktor Josef Breuer'e başvurur. Irvin D. Yalom, Nietzsche Ağladığında romanında tarihsel kişileri kurmaca bir karşılaşmada buluşturarak felsefe ile psikoterapinin doğuşunu aynı odada tartıştırır. Nietzsche yalnızlığı, acıyı ve bağımsızlığını korumakta kararlıdır; Breuer ise saygın hayatının ardında kendi sıkışmışlıklarıyla uğraşır. Doktorun hastayı tedavi etmeye çalıştığı görüşmeler, kısa sürede iki erkeğin birbirinin korkularını ve savunmalarını sorguladığı çift yönlü bir hesaplaşmaya dönüşür. Viyana'nın entelektüel çevresi bu karşılaşmaya tarihsel bir zemin sağlar.

Genç Sigmund Freud'un da yer aldığı anlatı, kader, inanç, hakikat, özgürlük, irade ve mutluluk sorularını karakterlerin kişisel krizleri üzerinden ele alır. Breuer'in mesleki güveni ile Nietzsche'nin yardım kabul etmeyen tavrı arasındaki gerilim, konuşmaların düşünsel olduğu kadar duygusal olmasını sağlar. Yalom, fikirleri uzun açıklamalara hapsetmeden seçimlerin ve ilişkilerin içine yerleştirir. Nietzsche Ağladığında, tarihsel gerçeklik iddiası kurmadan psikolojik çözümleme ile felsefi diyaloğu birleştiren; umutsuzluğun nasıl anlaşılabileceğini ve insanın kendisiyle yüzleşmesinin ne talep ettiğini araştıran sürükleyici bir düşünce romanıdır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 33 gönderi

Sry@sry· 11ay🇹🇷

Buradaki paradoks, senin paradoksun şu: Kendini hakikat arayışına adıyorsun ama keşfettiklerinin görüntüsüne dayanamıyorsun.

20
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Bu mezarlara bakan kimse yok, çünkü bunları tanıyan kimse kalmamış. İşte onlar ölü olmanın ne demek olduğunu biliyorlar.” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

16
aras@arastothales· 1y🇹🇷

Tam inzivaya çekilmek stresi ortadan kaldırmaz, aksine bunun kendisi başlı başına bir strestir. Yalnızlık, hastalıkların üreyebileceği en uygun ortamdır.

13
Yasin Demirtaş@karmaa· 3h🇹🇷

“ İnsan bazen en çok kendisinden kaçarken yorulur.

13
Yerçekimli Karanfil@yalniz1opera· 9ay🇹🇷

“Uçmak istiyorsunuz ama uçmaya uçmakla başlayamazsınız.”

12
Ayşe Yıldız@ayseyldz6511· 1y🇹🇷

Zaman durdurulamaz: Bu bizim sırtımızdaki en büyük yük. En büyük mücadelemiz de bu yüke rağmen yaşayabilmek.

11
Deniz Kandöre @immkndr· 12ay🇹🇷

Aktif unutma diye bir şey olabilir mi acaba - bir şeyi önemsiz olduğu için değil, çok önemli olduğu için unutmak yani?

10
Yasin Demirtaş@karmaa· 1h🇹🇷

"Çok fazla gören kişi hiçbir yere ait olamaz.”

10
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Arzu edilenden çok arzulamaya âşığızdır.” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

9
Alperen İ.@alpernn28· 11ay🇹🇷

“…Hakîkati bulmak isteyen insanın önce kendini tam anlamıyla tanıması gerektiğini iddia ediyor. Ve bunu yapmak için, o insanın geleneksel bakış açılarından hatta yaşadığı çağdan ve ülkeden kendisini ayırması gerektiği ve sonrada o mesafeden kendisine bakması gerektiğini söylüyor…”

8
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Göğsündeki baskının ya da gerilimin ne önemi var? Sana kim rahatlamayı vaat etti? Bu yüzden mi uykuların kaçıyor? Nedir yani? Sana kim deliksiz uyku vaat etti?” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

8
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“ Tanrıyı öldürürseniz, onun tapınağına sığınmaktan da vazgeçmek, orayı terk etmek zorundasınız!” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

8
Yasin Demirtaş@karmaa· 1h🇹🇷

“ İnsan kendine nasıl yalan söyler? Yalancı kim? Yalan söylenen kim? “

8
Yasin Demirtaş@karmaa· 3h🇹🇷

“ İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir. “

7
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!” Nietzsche adeta haykırmıştı. “İnsanca, Pek İnsanca adlı kitabımda ileri sürdüğüm gibi, Pandora’nın kutusu açılıp, Zeus’un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladık. Fakat Zeus’un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.” ” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

7
Yasin Demirtaş@karmaa· 3h🇹🇷

“ Zaman çiğneyip yutar ve geriye hiçbir şey vermez. “

7
Yusuf@ysferg· 1y🇹🇷

“Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz. Ama daha derinlere inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz: Siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz! Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil.“

7
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Mercek ne kadar detaylı gösterirse hasta o kadar çok zevk alırdı. İncelenmekten alman keyif o kadar büyük olurdu ki Breuer yaşlanma, sevdiklerini kaybetme ve dostlarından uzun yaşamanın asıl acı yanının sizi inceleyen gözlerin bulunmaması olduğuna inanırdı; hiç kimsenin dikkat etmediği bir yaşamdan duyulan dehşet...” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

6
psk@psikowomen· 1y🇹🇷

"insanın bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendini sevmesindendir. "

6
Arif say@arifcan· 1ay🇹🇷

Sevilmenin değil, anlaşılmanın peşindeyiz. Çünkü anlaşılmak, ruhun en derin ihtiyacıdır.

6
Serkan Bölükbaşı@serkan1938· 9ay🇹🇷

Yalnız kalın yalnızlığınızı Sevin Yalnızlığınızı kaybetmeyin

6
Tülin@felurian· 1y🇹🇷

“Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır, diye düşünürüm her zaman.” Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom

6
Yasin Demirtaş@karmaa· 3h🇹🇷

“ İçe atılan kırgınlıklar insanı hasta eder. “

5
Mahmut Özçelik@mami1905gs· 4h🇹🇷

bizi öldürmeyen, güçlendirir…

5

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir