
sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.

Mislina Farah için aşk, Akif Selim'in mürekkep mavisi gözlerine baktığı anda hayatının yönünü değiştiren bir karşılaşmayla başlar. Sümeyye Demirkan'ın Mürekkebe Boyanan Sardunya - 2 romanı, bu bağın yalnız mutluluk değil, kırılma ve iyileşme ihtimali de taşıdığı bir dönemi izler. Mislina duygularını bir kitabın cümlesinde, bir çiçeğin yaprağında ve gündelik hayatın küçük işaretlerinde anlamlandırır. Penceresinin önündeki sardunyalar, Çakır'ın yoldaşlığı ve Kumru'nun sırdaşlığı, onun Akif Selim'e uzanan yolunda çevresinde tuttuğu güven alanını oluşturur.
Romanın merkezinde sevginin emek, zaman ve hakikat istemesi bulunur. İki genç, birbirlerine yaklaşırken incinen kalplerin yalnız güzel sözlerle değil, dürüstlük ve sabırla onarılabileceğini öğrenir. Sardunya imgesi, duyguların hem narin hem de dayanıklı yanını taşır; mürekkep ise aşkın sözlere ve hatıraya dönüşmesini simgeler. Demirkan, romantik anlatıyı yoğun bir duygusal dille kurarken arkadaşlık ve kendine sadık kalma düşüncesini de öne çıkarır. Mürekkebe Boyanan Sardunya - 2, Mislina ile Akif Selim'in ilişkisini sevmenin acıtan ve iyileştiren yönleri üzerinden sürdüren; gençlik, güven ve duygusal olgunlaşma temalarını bir araya getiren bir aşk romanıdır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.

"sevgi acıtır öp yaralarımdan belki sana da bulaşır."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş