
Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

İki komşu gezegen arasındaki düşünsel ve kişisel geçişi izleyen Ursula K. Le Guin'in Mülksüzler romanı, fizikçi Şevek'i Anarres'teki Odocu toplumdan Urras'a götürür. Şevek, iletişimi kökten değiştirebilecek kuramını paylaşmak isterken hem geldiği düzenin katılaşmış yanlarıyla hem de vardığı dünyanın sınıf ve iktidar ilişkileriyle karşılaşır. Takver'le kurduğu bağ, bilimsel çalışması ve iki toplumda yaşadığı deneyimler, özgürlüğün soyut bir ilke olmaktan çıkıp emek, sorumluluk ve karşılıklılık içinde sınanmasını sağlar.
Le Guin anlatıyı iki zaman çizgisi arasında kurarak Şevek'in yolculuğu ile onu bu yolculuğa hazırlayan geçmişi yan yana getirir. Anarres kıtlık, dayanışma ve toplumsal baskı üzerinden; Urras ise zenginlik, eşitsizlik ve siyasi çatışma üzerinden görünür. Bu karşıtlık basit bir ütopya ile distopya ayrımına dönüşmez: her düzen kendi kör noktalarını üretir. Romanın anarşizm, mülkiyet, bilimsel bilginin paylaşımı ve devrimin sürekliliği üzerine düşünmesi, kişisel bağlılıkla kamusal sorumluluğun birbirinden ayrılamayacağını vurgular. İki gezegen arasındaki görünür ve görünmez duvarlar, Şevek'in hem bilginin dolaşımı hem de toplumsal aidiyet üzerine aldığı kararları belirginleştirir.
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

Vermediğiniz bir şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir...

“Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir.”

"Yirmi yaş dolaylarında öyle bir yaş vardır ki Yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı , ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir" Treni kaçırmış görünen biri olarak herkes gibi olmak zorunda kalmamanız dileğiyle...

Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

“Bir düşünceyi yasaklamak onu yok etmez, aksine direnç kazandırır. Bir fikrin asıl katili şiddet değil, toplumsal kayıtsızlıktır. Düşünmeyi ve değişmeyi reddettiğimiz an, zihnimizdeki en parlak fikirler bile sessizce can verir. En etkili sansür, görmezden gelmektir.”
bu kitaba her başladığım da hep bişi oluyor, lanetli kitap..

Bir kez yaşıyorum! Bunu da hırsla, çıkarcılıkla ve yalanlarla geçirmek istemiyorum. Hiçbir efendiye hizmet etmem.

kitabı yeni bitirdim. uzun süredir kitaplığımda bekleyen bir kitaptı. ağır olduğu, ilerlemediği şeklinde ki yorumlar nedeniyle uzun süredir elime alıp başlayamadım. şimdiden söyleyim ağır olduğu kanısına katılmıyorum, gayet akıcı ve anlaşılır bir kitap. başlama konusunda benim gibi tereddüt de kalanlara tavsiyem, bir an önce okumanız. bilim kurgu kitabı olması nedeniyle anlatım ilerledikçe bazı kavramlar ve öykü anlaşılmaya başlanıyor. kitabın baş sayfasına urras: mülkiyet var anarres: mülkiyet yok tanımını yapmanız okuma açısından çok avantaj sağlayacaktır. mülkiyet kavramı konusunda beni düşünmeye sevk etti. yaşadığımız kapitalist düzen mülkiyet kavramını öyle bir benimsetmiş ki, tartışmasız ve alternatifsiz olduğunu kanıksamışız. daha iyi veya daha kötü olurdudan ziyade, kitabın, mülkiyet kavramı olmasaydı nasıl bir değişim olurdu sorusunu sordurmasını değerli görüyorum.
Sahip olmak kolaydır. Asıl zor olan, özgür kalmayı birlikte başarabilmektir.
“But he had not brought anything. His hands were empty, as they had always been.” "Oysa hiçbir şey getirmemişti. Elleri boştu; tıpkı her zaman olduğu gibi.”
“Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir.”
“Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.”
“Vermediğiniz bir şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir...”
“Zaman bir kelepçedir, zaman bir diktatördür, süpermekaniktir, süperorganiktir.”
“Yirmi yaş dolaylarında öyle bir an vardır ki," dedi Bedap. "Yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı, ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir." Mülksüzler Ursula K. Le Guin”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş