
Birçok insan, mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.

Ömür İklim Demir, Muhtelif Evhamlar Kitabı’nda huzurun bazen insanı ancak kaybedecek bir şeyi kalmadığında bulduğu duygusundan yola çıkar. Öyküler, kalbini yalnızlıkla terbiye eden kişilere ve birbirini zamanında yakalayamayan hayatlara yönelir. Eskidikçe güzelleşen, güzelleştikçe insanı daha derine çeken anılar; geçmişi teselli kadar ağırlık hâline de getirir. Kişilerin taşıdığı evhamlar, yaşadıkları çevrenin küçük ayrıntılarına siner.
İs bağlamış sokaklar, naftalin kokan paltolar, dördüncü ayakta yatan kuponlar ve hizada bekleyen bıyıklı tuzluklar bu dünyanın gündelik ayrıntılarıdır. İntihara meyilli tahta mandallar, hikâyesi bitmeyen sokak bilgeleri ve mesai mesai deliren beyaz yakalılar, sıradan nesnelerle kırılgan ruh hâllerini yan yana taşır. Kent hayatı, küçük görüntülerin içinde biriken evhamlarla okunur. Her nesne, sahibinin iç dünyasından bir iz taşır.
Demir, öykü türünün imkânlarını sakin ve ölçülü bir dille kullanır. Kelimeler tane tane sıralanırken şiire dönüşebilecek anların tablosu çizilir; gösterişli olaylardan çok gündelik yaşamın insanı nasıl lime lime ettiği önem kazanır. Koleksiyon, yalnızlık, kaçırılmış karşılaşmalar, hafıza ve huzur arayışını alçakgönüllü fakat yoğun bir anlatımda bir araya getirir.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Birçok insan, mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.

bu yazarın ilk öykü kitabıydı ve hakikaten etkileyici gelmişti bana. en az iki defa okumuşumdur. lakin ismini bile hatırlayamadığım ikinci öykü kitabını bitiremedim, üçüncüsü çıkmıştır, belki.

Velhasıl hayat beklemiyor, beklemek gibi bir derdi de yok. Biz onu anlayana kadar gelip geçecek.
“Öyle huzurluydu ki sesi, mutluluk denen haltın iyilikle ilgili olmadığını o zaman anladım.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş