
“İnsanlara akıl sır erdirmeye çalışmaktan vazgeçtim.”

Susan Ee'nin Meleğin Düşüşü romanı, kıyamet meleklerinin dünyayı yakıp yıkmasından altı hafta sonra başlar. Gündüzleri sokak çeteleri, geceleri ise daha belirsiz ve ürkütücü tehditler hüküm sürer. Penryn, tekerlekli sandalye kullanan küçük kız kardeşinin savaşçı melekler tarafından kaçırılmasına tanık olur ve onu kurtarmak için parçalanmış bu dünyaya tek başına karşı koymaya karar verir.
Penryn'in yolu, kanatları kesilmiş ve gücünü kaybetmiş bir melek olan Raffe ile kesişir. İnsanlarla meleklerin düşman olduğu bir ortamda kurdukları anlaşma, güvene değil karşılıklı ihtiyaca dayanır. Penryn kardeşine ulaşmak için Raffe'nin bilgisine gereksinim duyar; binlerce yıl savaşmış Raffe ise kanatlarını ve eski gücünü geri kazanabilmek için genç kızın yardımını kabul eder.
İkili, korkunun ve tuhaf yaratıkların egemen olduğu bölgelerden geçerek düşman meleklerin üssüne yönelir. Penryn burada kız kardeşini bulmayı, Raffe de düşmanlarıyla yüzleşmeyi umar. Yolculuk boyunca insan ile melek arasındaki kesin sınırlar, ortak tehlike ve zorunlu dayanışmayla sınanır. Bu kıyamet sonrası macera, aile bağlılığını, hayatta kalma mücadelesini ve düşmanlar arasında gelişen kırılgan ittifakı bir araya getirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

“İnsanlara akıl sır erdirmeye çalışmaktan vazgeçtim.”
“İnsanlara akıl sır erdirmeye çalışmaktan vazgeçtim.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş