
Çaresizlik en büyük celladımız bu hayatta.

Burhan Sönmez, Masumlar’da sırlar, kayıplar ve suçluluk duygusuyla birbirine yaklaşan insanların hikâyesini, kırık bir köprünün çevresinde kesişen hayatlar üzerinden kurar. Gizli bir kitabı taşıyan kadın, uykusuzlukla boğuşan adam ve geçmişin yükünü sessizce sırtlanan öteki kişiler, görünürde ayrı yönlere ilerlerken aynı eksiklik duygusunun etrafında buluşur. Anlatı, bu karşılaşmaların nihai sonucunu açıklamadan, söylenmeyenlerin kişiler arasındaki mesafeyi nasıl büyüttüğünü ve bir hatıranın bugünü nasıl biçimlendirdiğini izler. Mekân ile hafıza arasındaki bağ, olay örgüsünün gerilimini kişisel itiraflardan toplumsal suskunluğa taşır.
Sönmez’in anlatısı, parçalı hayatları tek bir büyük açıklamaya bağlamak yerine, her karakterin sakladığı ayrıntıların yan yana gelmesine izin verir. Bu çoğul bakış, suskunluğun farklı yüzlerini de açar. Köprü hem geçişi hem de tamamlanmamışlığı çağrıştırırken, kitap ve uykusuzluk gibi motifler belleğin farklı çalışma biçimlerini açığa çıkarır. Masumiyet burada değişmez bir nitelik değil; hatırlama, unutma ve başkasının acısına yaklaşma biçimleriyle sürekli sınanan bir ihtimaldir. Masumlar’ın kalıcı etkisi, umudu kolay bir teselliye dönüştürmeden, insanların birbirlerinin yaralarını tanıdığı anlarda yeni bir yakınlık olasılığı açmasında belirginleşir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Çaresizlik en büyük celladımız bu hayatta.

Yüzüme baktı. "Yalnız mısın burada?" dedi. Dostlarım var. "Yalnızlığa engel değil bu." Düşündüm. Arka taraftaki aydınlık bahçeye baktım. "Yalnızlık da çeşit çeşit, biri diğerine benzemiyor," dedim. "Haklısın," dedi, "Benim yalnızlığım akşamları gelir."
“Gururu incinmiş bir kadın mı daha tehlikelidir, yaralı bir kaplan mı?”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş