
Bir dönem devletin güvenlik faaliyetlerinde görev alan Korkut Eken'in cezaevi günleri, Madalyalı Mahkûm'un araştırma odağını oluşturur. Saygı Öztürk, asker ile silahlı militanın karşı karşıya geldiği gerilimli bir sahneden başlayarak devlet görevi, mahkûmiyet ve kişisel sadakat arasındaki çelişkileri izler. “Devletin gizli faaliyetlerini yürütenlerden biriyim” diyen bir kişinin hâkimden talebi de dosyanın sorguladığı kapalı ilişkilerden biridir.
Cezaevine getirildiği gün müdür odasında yaşananlar, PKK'lı tutuklular ve eski DEP milletvekillerinin Eken'e yaptığı teklif, anlatının somut başlıkları arasında yer alır. Abdullah Öcalan'a neden telefon gönderdiği ve bu nedenle kimin tarafından ihbar edildiği soruları, içerideki iletişim ağlarına yönelir. “Tinerci Orhan” diye anılan kişinin Eken'in odasındaki sürekli varlığı da gündelik cezaevi düzeninin sıra dışı ayrıntılarından biri olarak araştırılır.
Eken'in helikopterle Kuzey Irak'a götürüldüğü yolundaki söylenti, gerçek ile cezaevi efsanesi arasındaki sınırı ayrıca sınar. Öztürk bu iddiaları kesin hüküm gibi sunmak yerine bilgi, belge ve tanıklıklar çevresinde sorulara dönüştürür. Ortaya çıkan portre, madalya ile mahkûmiyetin aynı hayat içinde nasıl yan yana gelebildiğini ve devletin gizli alanlarında görev yapan bir kişinin cezaevi deneyiminin hangi siyasi çelişkileri açığa çıkardığını araştırır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş