
“Biraz sakinleşip, zaman geçip hüznünü dağıttığında yollar daha belirgin olacak."

Filiz Puluç'un Kuzgun romanı, Corvus adıyla geceleri kendi doğrularına ters düşen suçluların peşine düşen bir kanun dışı adalet arayıcısını izler. Corvus kanıtları kendi yöntemleriyle toplar, failleri polise teslim eder ve sonuçlanan her kovalamacadan sonra adalete olan umudunu simgeleyen bir mum yakar. Ancak uyguladığı yöntemler, özgürleştirmek ile insanları rehin almak arasındaki sınırı bulanıklaştırır.
Yaktığı mumlardan ve artan etkisinden rahatsız olan kişiler, emniyet içinde onu yakalamak üzere özel bir ekip kurulmasını sağlar. Polis ekibi Corvus'un izini sürerken onun geçmişinden gelen beklenmedik bir düşman ortaya çıkar. Bu kişi iki tarafı sık sık karşı karşıya getirir ve hem avcıyı hem takipçilerini zor durumlara sokar. Böylece mücadele, basit bir polis-kaçak kovalamacasından çok daha karmaşık bir çatışmaya dönüşür.
Corvus zamanla eylemlerinin kişisel vicdan azabını aşan bir soruna bağlı olduğunu fark eder: adalet sistemi çökmüştür. Bu çöküşte payı bulunan herkese savaş açması, doğru ile yanlışın kolayca iyi ve kötü diye ayrılmadığı soğuk bir mücadele başlatır. Her karakter kendi ölçülerini sorgularken roman, adalet adına kullanılan gücün insanı hangi noktada karşı çıktığı düzene benzettiğini araştırır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

“Biraz sakinleşip, zaman geçip hüznünü dağıttığında yollar daha belirgin olacak."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş