Mustafa Güldağı’nın Kuşatma: Coğrafi ve Zihinsel İşgalin Arka Planı adlı kitabı, güncel olayların görünür yüzünün ardında tarih boyunca tekrar eden bağlantılar bulunduğunu savunur. Çalışma, birbiriyle ortak yönleri olan dört büyük kuşatma ile dört büyük işgali aynı çerçevede ele alacağını belirtir. Haberler, gazeteler ve televizyon anlatıları yerine olayların arka planındaki gizli olduğu ileri sürülen kodlara bakmayı önerir.
Yazar, coğrafi saldırılar ile zihinleri yönlendiren süreçleri birbirinden ayrı görmez. Yok etme amacı taşıdığını söylediği planların belirli düşünsel ve tarihsel kalıplar üzerinden uygulandığını öne sürer. Bu nedenle kitapta sunulan yorumların komplo teorisi ya da masal değil, geçmişten bugüne uzanan bir kuşatma düzeninin açıklaması olduğu iddia edilir. Okurdan alışılmış anlatıları askıya alması ve olaylar arasındaki bağları yeniden değerlendirmesi beklenir.
Çalışmanın temel amacı dünü okuyarak bugünü anlamak, bugünün işaretlerinden yarına dair çıkarım yapmaktır. Kuşatma, coğrafi işgal ile zihinsel etki arasındaki ilişkiyi yazarın tezleri üzerinden izlemek isteyen okurlara polemikçi ve iddialı bir tarih yorumu sunar. Metindeki savlar kesin bilgi yerine yazarın kurduğu açıklama çerçevesi olarak okunmayı gerektirir. Bu ayrım, güçlü iddiaları tarihsel kanıtlarla karşılaştırmak ve yorum ile doğrulanmış olgu arasındaki mesafeyi korumak açısından özellikle önem taşır.