Kurtlara Söyle Eve Döndüm

Kurtlara Söyle Eve Döndüm

Carol Rifka Brunt

Yayıncı
Martı Yayınları
Sayfa
527
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2013

Özet

1987 New York çevresinde geçen Carol Rifka Brunt'ın Kurtlara söyle eve döndüm romanı, on dört yaşındaki June'un çok sevdiği dayısı Finn'i kaybetmesiyle başlayan yasını izler. Finn'in ölümü, aile içinde konuşulmayan korkuları ve kırgınlıkları yüzeye çıkarırken June kendisini hem ablası Greta'dan hem de anne babasının açıklamalarından uzak hisseder. Cenazenin ardından Finn'in hayatında önemli bir yeri olan Toby ile tanışması, dayısı hakkında bildiklerinin eksik olduğunu gösterir. Başlangıçta güvensizlikle kurulan bu ilişki, iki kişinin aynı kaybı farklı biçimlerde taşıdığını fark etmesiyle dönüşür; Finn'in yaptığı portre ise aile bağlarının, kıskançlığın ve hatırlamanın somut odağı haline gelir.

Brunt büyüme hikâyesini AIDS krizinin yarattığı toplumsal korku ve sessizlikle birlikte ele alır. June'un bakışı, yetişkinlerin sakladığı gerçekleri hemen çözmez; bunun yerine sadakat, sır ve sevginin birbirine karıştığı alanlarda yavaş yavaş yön bulur. Greta ile arasındaki gerilim, kardeşliğin rekabet kadar korunma isteği de taşıdığını açığa çıkarırken Toby ile kurduğu bağ, yasın tek bir kişiye ait olmadığını gösterir. Romanın duygusal ağırlığı büyük açıklamalardan çok, yanlış anlaşılmış yakınlıkların ve gecikmiş konuşmaların sonuçlarında birikir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Nigar Ertürk@nigosh· 2h🇹🇷

“İnsanları izlemek zevkli bir hobi ama bunu yaparken dikkatli olmanız gerekiyor. İnsanların onları izlediğinizi fark etmelerine izin veremezsiniz. Eğer sizi yakalarlarsa size birinci sınıf bir suçluymuşsunuz gibi davranırlar. Belki de bu konuda haklılardır. Belki de insanların görmenizi istemediği şeyleri görmeye çalışmak bir suç olarak kabul edilmeli.”

15
Nigar Ertürk@nigosh· 2h🇹🇷

“İnsan istediği şeye inanmaya çalışsa da bu hiçbir zaman işe yaramıyordu. Sonuç hoşuna gitse de gitmese de, sonunda neye inanacağına beynin ve kalbin karar veriyordu.”

14
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Kaybolan umutların tehlikeli olabileceğini, insanı nasıl da hayal bile edemediği birine dönüştürebildiğini biliyordum.

13
Nigar Ertürk@nigosh· 1h🇹🇷

“Kalbimi okuyabiliyor muydu? Okuyamadığını, hiç değilse bu kadarını bir sır olarak saklayabilecek maharete sahip olduğumu düşünmeyi tercih ederdim.”

10
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

O ufacık şeylerin her ayrıntısından haberim var. Orantı. Aşkın ufacık bir kovaya sığmadığından ve akla gelebilecek en utanç verici şekillerde her tarafa taştığından haberdarım.

8
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Bazen arkamdan geçerken hafifçe sırtıma dokunurdu. Ya da bazen elindeki kalemi yere düşürür, bileğime dokunmak için eğildiği yerden kalkmakta acele etmezdi. O anlarda elektrikli bir his vardı. Tehlikeli bir şeyler. O küçücük dokunuşlar hayattaki her şeydi. O anlar için yaşardım. Bütün dünyanı o ufacık dokunuşları üzerine kurabilirsin. Bunu biliyor musun? Böyle bir şeyi hayal edebiliyor musun?

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Bazen eve giden uzun yolu seçmek daha güzel oluyordu.

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

İnsanların kafasından geçenleri anlayıp bunları bir tuvalin yüzeyine aktarmayı nasıl başardığına akıl sır erdiremiyorum. Görünmez olan düşünceler nasıl oluyor danbir tuvalin üzerindeki kırmızı, sarı ve beyaz boyalara dönüşebiliyor?

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Dünyadaki türlü türlü sevgileri düşündüm. Bir defada hiç düşünmeden on farklı türünü sayabiliyordum. Anne-babaların çocuklarına duyduğu sevgi, bir köpek yavrusuna, çikolatalı dondurmaya, evinize, en sevdiğiniz kitabınıza ya da ablanıza duyduğunuz sevgi. Ya da dayınıza. Bir bu tür sevgiler vardı, bir de diğer türlü sevgiler. İçine düşülen sevgiler, aşka düşmek, sevdaya düşmek gibi. Karı-kocaların sevgisi, arkadaş sevgisi, filmdeki bir aktöre duyulan sevgi. Ama ya yanlış türde bir sevgiye düşerseniz? Ya kazara o kişiye âşık olmak dünyanın en iğrenç şeyi olduğu için hayatta kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye düşerseniz? Ölesiye derine gömmek zorunda olduğunuz için neredeyse kalbinizi bir kara deliğe dönüştüren bir sevgiye?

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Belki de... bilmiyorum. Belki de insanların o dönemde her şeyi bilmiyor olması. O zamanda insanların daha önce hiç görmediği şeyler vardı. Daha önce kimsenin gitmediği yerler. O zamanlarda bir hikaye uydurduğun zaman insanlar buna inanabilirdi. Ejderhalara ve azizlere inanabilirdin. Bitkilere bakıp bunların senin hayatını kurtarabileceğine inanabilirdin. Ve, şey, sanırım bir de o zaman mükemmel olmamak sorun olmazdı. O zamanlar kimse mükemmel değilmiş. Hemen heme herkesin bir kusuru varmış ve insanların bu kusurlarla yaşamaktan başka şansı yokmuş.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 8ay🇹🇷

Bira ya da votka içmek, sigara içmek ya da Greta'nın hayal bile edemeyeceğimi düşündüğü tüm o şeyleri yapmak bana ilginç gelmiyordu. Bu şeyleri hayal etmek de istemiyorum. Herkes böyle şeyleri hayal edebilir. Ben buruşmuş zamanı hayal etmek istiyorum, kurtlarla dolu ormanları ve kırların kasvetli gece yarısı manzaralarını... Birbirlerini sevmek için seks yapmak zorunda olmayan insanları hayal ediyorum. Seni yalnızca yanağından öpecek insanları.

6

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir