Perfectus Belaslatinas imzasıyla sunulan Kurbağa Manastırı, Orta Çağ'dan kalmış bir elyazması görüntüsü veren kurmaca ve hicivli bir metindir. Kemal Gözler'in sunuşu ve çevirisiyle yayımlanan kitapta anlatıcı, bir rahip olarak manastırların dışarıdan ve içeriden adım adım nasıl denetim altına alındığını aktarır. Bu tarihsel çerçeve, gerçek bir kronik iddiasından çok kurumların çözülmesini inceleyen düşünsel bir oyun kurar.
Anlatının merkezinde açık zor kullanımı kadar korku, sessizlik ve uyum gösterme bulunur. İnanç ve yasa adına bağımsız olması gereken kişiler, sahip olduklarını kaybetme endişesiyle küçük tavizler verir; her taviz bir sonrakini olağanlaştırır. Latince ifadeler, rahip dili ve eksik elyazması havası metnin mizahını beslerken yönetilenlerin kendi teslimiyetlerindeki payını da görünür kılar.
Kurbağa Manastırı, üniversite ve araştırma kurumlarına ilişkin çağdaş tartışmalarla ilişki kuran bir kurum alegorisidir. Perfectus Belaslatinas adıyla oluşturulan anlatıcı sesi, okuru tarihsel belge ile modern taşlama arasındaki belirsizlikte tutar. Kitabın sertliği, kurumların bir anda yıkılmadığını; korkunun, kişisel çıkarın ve itaatin zaman içinde bir düzen hâline gelmesiyle içeriden aşındığını göstermesindedir.