
Paperback. 12,50 / 20,50 cm. In Turkish. 95 p. Birisi kapi üstündeki küçük açikliktan beni gözlüyordu. Hissiz, donuk ve sönük bakislardi bunlar. Gözlerimi çevirip, sirtimi duvara döndüm. Demir ökçeli ayakkabilarin çikarttigi sesler uzaklasti. Yaramazlik yapamayacagimi anlamis ve rahatlamisti herhalde. Ah caninin istedigi gibi yürüyüp, istedigi yere gidebiliyordu o. Acaba bütün bunlarin ne kadar kiymetli seyler oldugunun farkinda miydi? Açik hava, aydinlik günes, çiçek açmis kiraz agaçlari, rüzgârda hisirdayan kavak yapraklari, toprak ve su. Ve karincalar... Hiç kimse karincalari merak etmiyor, çocuklardan baska. Yuvalari basina oturup onlari seyretmeye kimsenin zamani yok. Sabah erkenden ise gidecekler, hep ayni vidayi, ayni yöne dogru sikacaklar. Yollari sayisiz otomobil dolduracak. Köprüler, tren raylari, yüksek apartmanlar, parlak camli dükkânlar...
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!