
O Yaşlıydı, onlar genç; O cılızdı, onlar semiz; O hüzünlüydü, onlar neşeliydi. Bu yüzden ona tümüyle yabancıydılar: ayrıksı, uzak, büsbütün başka bir yaratıktı; ona acımaları imkânsızdı.

A new 2023 translation into modern American English directly from the original Russian manuscript of Tolstoy's novella Kholstomer, also sometimes translated "Holstomer" or "Strider".<br/><br/>This edition contains an Afterword by the translator, a timeline of Tolstoy's life and works, and a glossary of philosophic terminology used throughout Tolstoy's literature and philosophy.<br/><br/>"Kholstomer" by Leo Tolstoy is an allegorical short story that personifies a horse named Kholstomer, gifted with intelligence and the ability to communicate with humans. As Kholstomer interacts with different owners, he becomes an astute observer of human nature, exposing their flaws, vices, and follies. Through the lens of a perceptive horse, Tolstoy offers profound insights into the human condition, critiquing society's moral decay and the dehumanizing effects of pride and greed. "Kholstomer" exemplifies Tolstoy's literary and philosophical prowess, highlighting his mastery in creating multi-dimensional characters and exploring complex moral dilemmas. This allegorical masterpiece continues to be a thought-provoking work, inviting readers to reflect on the universal truths it unveils and its timeless relevance to contemporary society.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

O Yaşlıydı, onlar genç; O cılızdı, onlar semiz; O hüzünlüydü, onlar neşeliydi. Bu yüzden ona tümüyle yabancıydılar: ayrıksı, uzak, büsbütün başka bir yaratıktı; ona acımaları imkânsızdı.

İhtiyar at çok iriydi, on yedi elden de yüksekti. Rengi beyazdı, kara benekliydi; en azından eskiden öyleydi, ama şimdi o kara benekler kirli bir kahverengiye dönmüştü.

SON Ama yine de, ölülerini gömen ölüler, yakında çürüyüp şişecek bu bedeni gösterişli bir üniformaya, gösterişli çizmelerin içine giydirmeyi; dört köşesinde yeni püsküller bulunan şık, yeni bir tabuta koymayı; sonra bu yeni tabutu bir de kurşundan yapılmış başka bir tabutun içine yerleştirip Moskova’ya taşımayı; orada çoktan gömülmüş insanların kemiklerini yeniden kazıp çıkarmayı; ardından kurtların kemirdiği bu pis kokulu bedeni, yeni üniforması ve cilalı çizmeleriyle toprağa yerleştirip üstünü örtmeyi uygun bul

Başkaları uğruna acı çekmek benim için yeni bir şey değil.

YENİ KİTAP Tolstoy’un Holstomer (Bir Atın Hikâyesi) öyküsü, insanı en çok utandıran soruyu beklenmedik bir yerden sorar: Bir atın gözünden insan neye benzer? Yaşamı boyunca el değiştiren, kimi zaman sevilen ama çoğu zaman “mal” muamelesi gören yaşlı doru at Holstomer, hatıralarıyla yalnız kendi kaderini değil, insanın kibir, gösteriş ve mülkiyet tutkusunu da açığa çıkarır.

Anası korkmuş, otlamayı kesmiş; küçük tay acıklı bir sesle ciyaklamıştı. Ama şımarık genç kısrak ona dokunmamış; yalnız korkutmuş, yoldaşlarına da onun taşkınlıklarını anlayışla seyreden yoldaşlarına bir seyirlik çıkarmıştı. Ardından da ırmağın öte yanında, uzakta, çavdar tarlasını sabanla süren bir mujikin sürdüğü kır atın aklını çelmeye girişmişti.

Hayatımın en mutlu günlerini yanında geçirdim. Her ne kadar felâketimin sebebi o olsa da, her ne kadar hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevmeseydi de, tam da bu yüzden onu sevdim ve hâlâ da severim.