
Bedenin bu hayatta direnirken, ruhunun pes etmesi yüz kızartıcıdır.

M.S. 161'de Roma Imparatoru olan Marcus Aurelius 121 yilinin 26 Nisan gununde, Roma'da dogdu.180 yilinin sonunda, ordusunu kirmakta olan bir salgin sariligina tutuldu, imparatorlarinin olecegini anlayarak gozyaslarini tutamayan askerlerine: «Nicin agliyorsunuz?» diye sordu Marcus Aurelius. «Hepinizin beni bulacagi yere, sadece, sizden once gittigimi bilmiyor musunuz?» dedi ve o gunun aksami, bir emri olup olmadigini ogrenmek icin yanina gelen gorevliye, «Beni artik birakip, dogacak gunesi bulmaya gidin, ben artik batiyorum» diye yanit verdi, sonra uyumak uzereymis gibi, basini orttu. 180 yilinin 9 Nisan gecesiydi, 58 yasinda, hayata gozlerini yumdu.Imparator Filozof'un gunumuzden 1848 yil once yazdigi bugun de gecerli olan, Doga ve Insan uzerine dusunceler bulacaksiniz bu kitapta. Yazar; evrende insanin yerini, ne icin var edildigini iletiyor bize yazdiklarinda.Sayfa Sayisi: 142Baski Yili: 2009Dili: TurkceYayinevi: Oda Yayinlari
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Bedenin bu hayatta direnirken, ruhunun pes etmesi yüz kızartıcıdır.

İnsan yaşamı sınırlıdır, varlığı akışkandır, eğilimi belirsizdir, tüm bedeni çürümeye yatkındır, ruhu girdap gibidir, kaderi anlaşılmaz ve ünü muallaktır. Kısacası tüm beden bir nehir gibidir, ruh ise rüyaya da hülya gibidir: Hayat savaşa ve bir yolcunun geçici konaklamasına benzer, ölümden sonra ün de unutulur. Bu yüzden bizi ne koruyup gözetecek?