James Churchward, Kayıp Kıta Mu'da Pasifik'te var olduğunu ileri sürdüğü eski bir uygarlığın izlerini bir araya getirmeye çalışır. Mu adını verdiği ülkeyi geniş, verimli ve farklı toplulukların yaşadığı bir coğrafya olarak tasvir eder. Troano Yazması ile Codex Cortesianus gibi metinlere, çeşitli sembollere ve geleneklere başvurarak bu uygarlığın insanlık tarihindeki yerini açıklamayı amaçlar. Mısır'dan Hindistan'a, Japonya'dan Orta ve Güney Amerika'ya uzanan benzerlikleri ortak bir kökene bağlayan yorum, kitabın temel varsayımını oluşturur.
Eser, Churchward'ın hayatının büyük bölümünü ayırdığı Mu araştırmalarının ilk ve temel kitabı niteliğindedir. Yazar, farklı bölgelerde karşılaştığı işaretleri, mitleri ve kültürel uygulamaları tek bir kayıp kıta anlatısı içinde okur. Bu yaklaşım, arkeolojik bulguların yerleşik açıklamalarından çok Churchward'ın kurduğu spekülatif tarih modelini yansıtır; öne sürülen bağlantılar kitabın kendi iddiaları olarak değerlendirilmelidir. Kayıp Kıta Mu, kıtanın doğasını betimleyen bölümlerle sembol ve gelenek karşılaştırmalarını yan yana getirir. Okura doğrulanmış bir dünya tarihi sunmaktan ziyade, yazarın dağınık kültürel benzerliklerden nasıl bütünlüklü bir köken hikâyesi kurduğunu gösteren tartışmalı bir araştırma metnidir. Kitap, Mu düşüncesinin sonraki popüler anlatılardaki etkisini anlamak için de başlangıç noktası sağlar.