
Şarkılardaki ve hikâyelerdeki hüzünden zevk almamızın gerekçesi başka bir şey midir sanki? Bir şeyler hep çok uzaklardadır.

Rebecca Solnit'in Kaybolma Kılavuzu kitabı, yolu değiştirmenin ve bilinen sınırların dışına çıkmanın taşıdığı keşif imkânını araştırır. Kaybolmak burada yalnız yönünü şaşırmak anlamına gelmez; alışılmış rotayı terk ederek dünyayı ve kendini farklı biçimde görmenin yöntemi olur. Solnit edebiyat, sinema, haritalar, doğa, renkler, resim, fotoğraf, şarkılar ve hatıralar arasında dolaşırken kişisel deneyimi kültürel izlerle yan yana getirir.
Yazar kendi tarihini büyü hikâyeleriyle ilişkilendirir ve ailesinin göçmen coğrafyasında yön arar. Kaplumbağalar, vaşaklar ve yılanlarla karşılaşmalar; dağlar, çöller, papazlar ve punkçılar bu hareketli düşünce alanını genişletir. Hitchcock'un Vertigo filminden Keats'in şiirine, Virginia Woolf'un günlüklerinden Yves Klein'ın mavisine ve Walter Benjamin'in denemelerine uzanan göndermeler, kaybolmanın sanat ve hafızadaki karşılıklarını çoğaltır.
Kitabın temel sorusu nasıl kaybolunacağını bilmektir. Hiç kaybolmamak yaşamın deneyim alanını daraltabilir; hazırlıksız kaybolmak ise felakete dönüşebilir. Solnit bu iki uç arasında, dünyayı geçici olarak yitirip onun içinde yeni bir yön duygusu kazanmanın peşine düşer. Yolculuk, dışarıdaki coğrafyayla içsel arayışın kesiştiği bir düşünme pratiğine dönüşür.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Şarkılardaki ve hikâyelerdeki hüzünden zevk almamızın gerekçesi başka bir şey midir sanki? Bir şeyler hep çok uzaklardadır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş