1923'teki başarısız Birahane Darbesi'nin ardından hapsedilen Adolf Hitler, Kavgam'da kişisel geçmişini siyasal bir programla birleştirir. Landsberg Cezaevi döneminde kaleme alınan metin, yazarın Nasyonal Sosyalizm adını verdiği dünya görüşünü nasıl temellendirdiğini ve Almanya için hangi hedefleri benimsediğini açıklar. Otobiyografik bölümler, Hitler'in kendisini ve siyasal yükselişini anlatma biçimini gösterirken düşünsel bölümler parlamenter demokrasiye, Marksizme, kapitalizme ve enternasyonalizme yönelttiği saldırıları sıralar. Pan-Cermen bir “Büyük Almanya” tasarısı ile Fransa ve Rusya başta olmak üzere rakip devletlere ilişkin görüşler bu programın dış politika yönünü oluşturur.
Kavgam, yirminci yüzyıl siyasetini etkileyen totaliter bir ideolojinin kendi sözcükleriyle kurulmuş propaganda metnidir; ileri sürdüğü fikirler tarihsel sonuçlarından bağımsız okunamaz. Kitabın önemi, savunduğu görüşlerin doğruluğundan değil, Nazi hareketinin amaçlarını, düşman imgelerini ve iktidar anlayışını erken bir aşamada görünür hâle getirmesinden kaynaklanır. Bu nedenle eser hem otobiyografik iddiaları hem de kitleleri yönlendirmeye dönük dili eleştirel ve tarihsel bir çerçevede incelenmesi gereken bir siyasal belgedir. Okuma, metnin ırkçı ve yayılmacı siyasetini normalleştirmeyen bir tarih bilinci gerektirir.