
Peter Handke'nin Kaspar oyununda sahneye çıkan kişi, toplumsal kuralları ve yerleşik konuşma biçimlerini henüz edinmemiş bir yabancıdır. Başlangıçtaki özgürlüğü, dışarıdan gelen seslerin sürekli müdahalesiyle aşınır. Bu sesler ona nasıl konuşacağını, çevresini nasıl adlandıracağını ve kabul edilebilir bir insan gibi nasıl davranacağını öğretmeye girişir. Buyruklar arttıkça dil iletişim kurmanın ötesinde düşünceyi, bedeni ve gündelik hareketleri düzenleyen bir baskı aracına dönüşür. Kaspar'ın “yola getirilmesi”, oyunun temel çatışmasını bireysel deneyim ile toplumun hazır kalıpları arasında kurar.
Handke geleneksel olay örgüsünden çok sözcüklerin tekrarı, cümlelerin parçalanması ve yeniden kurulmasıyla ilerleyen deneysel bir sahne dili kullanır. Seyirci, Kaspar'ın yeni ifadeler kazanmasını bir gelişme hikâyesi olarak izlerken her kazanımın özgün bir algıyı nasıl sınırladığını da fark eder. Oyun, insanın dili kullandığı kadar dil tarafından biçimlendirildiği fikrini somut bir eğitim ve disiplin sürecine çevirir. Kaspar kimliğin kendiliğinden mi oluştuğunu, yoksa başkalarının emirleri ve beklentileriyle mi kurulduğunu sorar. Sarsıcı ritmi ve kesintili cümle yapısıyla bireyi uyumlu hâle getiren görünmez baskıları sahnede işitilir kılan modern bir tiyatro metnidir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş