
Keşke acılar da, suçlar ve cezalar gibi zaman aşımına uğrasaydı

Görünmez bırakılan bir toplumsal sorunu araştıran Büşra Sanay'ın Kardeşini doğurmak Türkiye'de ensest gerçeği kitabı, ensesti Türkiye'deki mağdurların deneyimleri ve kurumların işleyişi üzerinden ele alan bir gazetecilik çalışmasıdır. Sanay, mağdurlar ve ailelerle yapılan görüşmelerin yanı sıra sosyoloji, hukuk, psikoloji, eğitim, ilahiyat ve adli tıp alanlarından uzmanların değerlendirmelerini bir araya getirir. Bu çok yönlü bakış, şiddetin kapalı kapılar ardındaki bireysel bir suçtan ibaret olmadığını; sessizlik, bağımlılık, korku ve kurumsal yetersizliklerle sürdürülen bir yapı oluşturduğunu gösterir. Metin, mağdur anlatılarını sansasyon malzemesine dönüştürmek yerine sorunun hangi koşullarda saklandığını anlamaya yönelir.
Kitabın araştırma düzeni, aile içi güç ilişkileriyle hukuki ve sosyal destek mekanizmalarını aynı çerçevede inceler. Çocukların korunması, bildirim süreçleri, uzman müdahalesi ve toplumsal inkâr gibi başlıklar, farklı tanıklıkların kesiştiği alanlar olarak belirir. Sanay'ın yaklaşımı kesin çözüm vaat etmekten çok, konuşulması zor bir suçun dilini ve sorumluluk zincirini açığa çıkarmayı amaçlar. Bu çok sesli yapı, ensest gerçeğini yalnız mağdurun taşıdığı bir sır olmaktan çıkarıp kamu kurumları, aile ve toplumun birlikte yüzleşmesi gereken bir insan hakları meselesine dönüştürür.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Keşke acılar da, suçlar ve cezalar gibi zaman aşımına uğrasaydı

bir sabah uyandığımda gözlerimi kaybetmiş gibi olurum saflığımı kaybedersem.....
“Bir serçenin cadde ortasında yağmura yakalandığı için uçup uçmamak arasındaki kararsız bekleyişi vardır ya, işte ölümü ya da yaşamı öyle beklediğimi hissediyorum.”
“Kısacası, insan varsa, orada her şey olabilir ve iyi ya da kötü her türlü tecrübe yaşanabilir.”
“Okudukça öğrenip,düşündükçe ölecek gibi olmanın ne olduğunu, yediğim kazıklardan öğrendim.”
“Bazen başa çıkılması güç bir noktaya geliyor hayat. Sonra yine mücadele, yine mahkemeler, yine aynı acılanı yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Yaranız var, kabuk bağlamasina izin verilmiyor inadına sanki.”
“Çocuğun verdiği şifreleri çözmek lazım" “Her defasında defalarca yıkanıyordum üstümden akıp gitsin diye. Ama bi' işe yaramıyordu. Yine de kendimi pis hissediyordum. Kaç kere vücudumu yaktım bu yüzden...”
“Feodal toplumlarda haklı ya da haksız yoktur. Güçlü ya da güçsüz vardır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş