
Her şey zaman alır fakat zaman da sonunda her şeyi sizden alır.

Eddi Anter'in Karanlıkta Yürüyen Yabancı romanı, insanların gizlediği karakter kusurlarını yüzlerinde renkli lekeler olarak görebilen Nasip'in içsel yolculuğunu anlatır. Cimrilik, kibir, kıskançlık ve hırsızlık artık sözlerin ardına saklanamaz. Bu yetenek başkalarını hızla yargılamayı kolaylaştırıyor gibi görünse de Nasip aynaya baktığında kendi bedeninde hiçbir leke bulamaz.
Lekesiz oluşu onun gerçekten temiz olduğu anlamına mı gelir, yoksa kendisine herkesten daha uzak olduğunu mu gösterir? Bu soru, anlatının ahlaki gerilimini kurar. Başkalarının hatalarını teşhir etmekle kendi günahını görmek arasında büyük bir mesafe vardır. Nasip, hayatının yönetmeni olacaksa kime rol vereceğini ve kimden uzaklaşacağını belirlemeden önce kendi kör noktalarını anlamalıdır.
Farklı ülkelerde ve makamlarda karşılaştığı bilge kişiler, Nasip'i hayatı ile varlığını sorgulamaya yöneltir. Her görüşme, görünür lekelerin kolay hükmünü daha karmaşık bir öz eleştiriye çevirir. Karanlıkta Yürüyen Yabancı, masalsı bir düzenek aracılığıyla ikiyüzlülük, vicdan ve kendini bilme temalarını işler. İnsanların “gören” olmadığını sanarak gizlice yaptıkları kötülükleri eleştirirken ilahi bakış düşüncesini de canlı tutar. Nasip'in ışığa çıkması, başkalarının rengini okumaktan çok kendi karanlığını tanımasına bağlıdır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Her şey zaman alır fakat zaman da sonunda her şeyi sizden alır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş