
kendimizi dışarıdan gelecek bir şeye karşı nasıl savunursak savunalım işimizi bitiren hep içten bir şey oluyor. İhanete karşı kendimizi savunamıyoruz ve her birimiz kendimize ihanet ediyoruz.’’

Alfred Bester'ın Kaplan! Kaplan! romanı, aşırılıkların belirlediği bir gelecekte uzayda ölüme terk edilen Gully Foyle'un dönüşümünü anlatır. Havasız bir ortamda yüz yetmiş gün boyunca yaşamayı başaran Foyle, gemi enkazından kurtulduğunda artık eski hayatına dönmek istemez. Onu geride bırakanlardan intikam alma arzusu bütün kararlarını yönlendiren temel güce dönüşür. Yanında taşıdığı sır kişisel hesaplaşmasını aşarak dünyanın geleceğini değiştirebilecek ölçüye ulaşır.
Bu gelecek servet, hırsızlık, talan, kültür ve ahlaksızlığın aynı anda büyüdüğü bir aşırılıklar çağıdır. Yüksek macera ile acımasız ölüm yan yana bulunur; toplum kendi çelişkilerinin büyüklüğünü kabul etmek istemez. Foyle'un intikam yolculuğu farklı sınıfları, kurumları ve iktidar alanlarını birbirine bağlar. Başlangıçta sınırlı bir adamken hayatta kalma zorunluluğu ve öfkesi onu olağanüstü bir iradeye sahip kişiye dönüştürür.
Bester, Monte Kristo Kontu'nu hatırlatan intikam yapısını bilimkurgunun gelecek teknolojileri ve toplumsal taşlamasıyla birleştirir. Foyle'un taşıdığı sır, gücün kimin elinde bulunacağı sorusunu kişisel öfkenin ötesine taşır. Roman, insanın terk edilme karşısında geliştirdiği hırsın hem yıkıcı hem dönüştürücü sonuçlarını hızlı bir serüven içinde inceler.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

kendimizi dışarıdan gelecek bir şeye karşı nasıl savunursak savunalım işimizi bitiren hep içten bir şey oluyor. İhanete karşı kendimizi savunamıyoruz ve her birimiz kendimize ihanet ediyoruz.’’
“Ben Guy Foyle'um. Benim cüret edemeyeceğim hiçbir şey yok.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş