Temel Demirer’in Kapitalizmin Ekolojik Sorunları: Ya Kapitalizm Ölecek Ya İnsanlık! kitabı, çevre yıkımını ekonomik sistemden bağımsız bir dizi kaza olarak görmez. Yazar, kapitalizmin sömürü ve eşitsizlikle birlikte hava, su ve toprağı kirleten, kaynakları aşırı tüketen ve iklim değişikliğini hızlandıran bir ekolojik suç düzeni oluşturduğunu savunur. Bu yıkımın belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını, bütün insanlığın yaşam koşullarını tehdit ettiğini öne sürer.
Demirer, sanayide kullanılan ağır metaller, baca gazları ve dioksin gibi toksik maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeker. Üreme sağlığına ilişkin sayı ve örnekleri, çevresel kirliliğin bedensel sonuçlarını göstermek için kullanır. Kitaptaki bu tıbbi ve istatistiksel iddialar yazarın argümanının parçasıdır; güncel bilimsel değerlendirme gerektirir. Temel vurgu, üretim ve tüketim biçimlerinin insan bedeni ile ekosistem üzerinde birbirine bağlı zararlar yarattığıdır. Doğrudan kirlilikle iklim değişikliği gibi dolaylı sonuçlar, aynı üretim mantığının farklı yüzleri olarak değerlendirilir.
Çalışma, kapitalizmin artık emeği sömürmekle yetinmeyip yaşamın her alanını tüketerek ayakta kaldığı tezini işler. Günlük ekmekten eve, aşktan çocuklara ve temiz havaya kadar sıradan yaşamın unsurları ortak tehlike altında gösterilir. Demirer, bilimsel verileri polemikçi ve edebî bir dille birleştirerek okuru ekolojik krize karşı siyasal sorumluluk almaya çağırır; sistem değişikliği ile insanlığın geleceği arasındaki tercihi keskin biçimde ortaya koyar. Çevre sorunu, bu bakışta teknik önlemlerin yanı sıra ekonomik önceliklerin yeniden kurulmasını gerektiren toplumsal bir mücadeledir.