
Bilgin Adalı'nın ilkokula başlamadan önce ailesiyle Antalya'ya taşındığı iki yıl, Kaledibi Sokağı'nın anlatı zeminini oluşturur. 1949-1950 dönemine odaklanan kitap, henüz yazar olacağını bilmeyen bir çocuğun çevresini keşfetmesini aile hayatı ve büyüme deneyimiyle birlikte izler. Dar sokağın bir yanında eski evler, öte yanında üç adam boyundaki kale duvarı uzanır. Evlerin önündeki bahçe ve avluların yanından akan küçük ark, gündelik yaşamın hem su kaynağı hem de çocuk oyunlarının merkezidir. Sokağın sesi, suyun akışıyla sürekli duyulur.
Anlatıcının tahta parçalarını kayık gibi yüzdürdüğünü gören komşu Nuri'nin ona çam kabuğundan direkli, yelkenli ve bayraklı bir tekne yapması, kitabın ayrıntılara dayanan sıcak bakışını gösterir. Çocuk, bu küçük tekneyi yönlendirirken kendisini gerçek bir kaptan gibi hisseder; sıradan bir sokak bu yolla geniş bir hayal alanına dönüşür. Bilgin Adalı, kişisel hatıraları dönemin çocukluğu, komşuluk ilişkileri ve Antalya'nın fiziksel dokusuyla birleştirir. Hüzün ile mizahı dengeleyen Kaledibi Sokağı, bir çocuğun ailesini, mahallesini ve dünyayı tanıma sürecini canlı gözlemlerle anlatan içten bir büyüme hikâyesidir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş