
Michael Laitman, Kabala'nın Gizli Bilgeliği'nde modern bilimin büyük başarısıyla insanın kendini anlama konusundaki eksikliği arasındaki mesafeyi tartışır. Bilimsel araçlar dış dünyayı ölçmeye, sınıflandırmaya ve dönüştürmeye imkân verir; fakat ruh, davranış ve motivasyon gibi içsel alanlar aynı yöntemlerle bütünüyle açıklanamaz. Bu ayrım, kitabın temel sorusunu doğurur: İnsan, evrendeki rolünü yalnız nicel bilgiyle kavrayabilir mi?
Laitman doğanın kanunları üzerine binlerce yıldır süren bilimsel ve felsefi araştırmaları önemserken onların sınırlarını da belirginleştirir. Araştırma ilerledikçe dünyanın daha anlaşılır olmak yerine zaman zaman daha belirsiz görünmesi, bilgi ile anlam arasındaki farkı öne çıkarır. Ölçülebilir veri çoğalırken insanın kendi amacı hakkındaki belirsizliğinin sürmesi, yöntemin başarısızlığından çok ele aldığı alanın sınırını gösterir. Dış dünyanın bilgisi ile içsel yönelişin bilgisi arasındaki ayrım, kitabın düşünsel hareketini belirler. Kabala burada bilime rakip bir ölçüm sistemi gibi değil, insanın iç deneyimine ve yaratılıştaki yerine yönelen başka bir bilgelik alanı olarak sunulur.
Metnin okura açtığı düşünce yolu, dış gerçekliği bilmekle içsel amacı kavramanın aynı şey olmadığını fark ettirir. Bilim, felsefe ve maneviyatın kesişimiyle ilgilenenler, kitabın cevaplarından önce kurduğu sınır sorusunda verimli bir başlangıç bulabilir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş