Jean-Jacques Rousseau'nun İtiraflar eseri, yazarın 1712'deki doğumundan 1765 yılına kadar uzanan yaşamını açık sözlü bir otobiyografik anlatı içinde ele alır. Ölümünden sonra yayımlanan kitap, anıları yalnız olayların kaydı olarak değil, kişinin kendi davranışlarını, duygularını ve çelişkilerini inceleme aracı olarak kullanır. Rousseau geçmişini anlatırken minnet, aşk, inanç, doğa, hastalık, eğitim, hukuk, dil ve özgürlük arayışı gibi geniş temalar arasında dolaşır.
Anıların canlılığı, kitabın bir yaşam belgesi kadar otobiyografik roman gibi de okunmasını sağlar. Yazar, kendisini ideal bir portreye dönüştürmekten kaçınarak zayıflıklarını ve cesur kararlarını aynı açıklıkla tartışır. Kişisel deneyimler, on sekizinci yüzyılın sosyal yapısı, eğitim anlayışı ve düşünce dünyasıyla iç içe geçer. Rousseau'nun iç dünyasına yönelen ayrıntılı bakışı, bireyin kendisini anlatma hakkı ve hafızanın güvenilirliği üzerine de sorular doğurur. İtiraflar, bir düşünürün yaşamını oluşum süreci içinde izleyen; samimiyet, öz eleştiri ve anlatısal canlılıkla modern otobiyografi geleneğinin gelişiminde belirleyici yer tutan kapsamlı bir eserdir. Kronolojik akış, düşünürün kişiliğinin ve fikirlerinin zaman içindeki oluşumunu izlemeyi kolaylaştırır.