
Colleen Hoover, İtiraf romanında Auburn Reed ile ressam Owen Gentry’nin karşılaşmasını sırların güven üzerindeki etkisi etrafında kurar. Yirmi bir yaşındaki Auburn, hayatını yeniden düzene sokmaya çalışırken Dallas’taki bir sanat stüdyosunda geçici işe başlar. Stüdyonun duvarlarında, insanların isimsiz olarak bıraktığı gerçek itiraflardan doğan tablolar vardır. Auburn ile Owen arasındaki yakınlık hızla güçlenir, fakat Owen’ın geçmişine ait saklı bilgi bu ilişkinin taşıdığı riski büyütür.
Anlatı, itiraf fikrini salt olay örgüsünün sürprizi olarak değil, sanatın hammaddesi ve kişisel sorumluluğun ölçüsü olarak kullanır. Başkalarının sırlarını resme dönüştüren Owen, kendi gerçeğini açıklamakta zorlanırken Auburn da kaybettiklerini geri kazanmak için duygularıyla zorunlulukları arasında seçim yapmak zorunda kalır. Bu paralellik, sevginin dürüstlük olmadan koruyucu değil yıkıcı olabileceğini gösterir. Owen’ın resimleri ile Auburn’un saklamak zorunda kaldıkları arasındaki karşıtlık, açıklık arzusunu başlı başına dramatik bir baskıya dönüştürür.
Hikâye, romantik yakınlığı aile, kayıp ve geçmişle hesaplaşma meseleleriyle birlikte ele alır. Hikâyenin duygusal ağırlığı, gerçeği söylemenin ilişkiyi kurtarıp kurtarmayacağından önce, saklanan şeyin kimin hayatı üzerinde hak kurduğunu sorgulamasında yatar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“hiç kimsenin seni olduğundan daha eksik hissettirmesine izin verme.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş