
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 302 p. Bir "Ulus" olmak, bir ulusun "Ulusal takimi" olmak, ya da, bu ulusal anlayisin peklestigi takimin bireyi olmak ... Onunla sorumluluk almak, onunla üzüntü ve sevinç duymak ama hangi kosullarda olursa olsun onur duymak ... Bu "ulusal kimlik" içinde "Seyirci" olarak tabir edilen "taraftar" arasinda bulunmak da bizi bu kimlik disinda birakmaz. Ülkenin her yöresini isgal kuvvetleri kontrol altina almis. Ordu ve güvenlik güçleri silahtan arindirilmis, isgalci her ülke kendi kuvvetleri, özel mahkemeleri ile baski ve zulümle halki inletiyor. Isgale karsi çikanlar, özel kurulan müttefik hapishanelerinde iskenceden geçiriliyor. Isgal kuvvetlerine karsi çikan teskilat kurarak Anadoluya silah ve asker kaçiran yurtseverler, bagimsizlik mücadelesini canlari pahasina sürdürüyorlar. Gizli teskilatlarin içinde her kesimden yurtsever var. Asker ve sivil bu mücadelede omuz omuza savasiyor. Milli mücadelenin bu ilk safhasinda gençlik ve spor kurumlari da bu bagimsizlik savasindan soyutlanmiyor ve üzerine düsen görevi yerine getiriyor. Fenerbahçe bu mücadelede hem Anadolu kapisinda yer almasi, hem de kitlenin kulübü olmasi nedeniyle önemli bir yere sahip. Günü geldiginde futbolcular kramponlarini çikarip postallarini giyiyorlar. Formalarin yerini kaput, sahalarin yerini cepheler aliyor... Artik Fenerbahçe yok, vatan var... Müdafaa hatti kurulmus ve hücum eden düsman kuvvetlerine karsi Fenerbahçeliler diger vatan evlatlari ile ön saflarda çarpisiyor. Kimi süvari, kimi piyade, kimi denizci, kimi de havaci. .. Bazilari korkusuz gerillaci... Bu kitap, sadece spor takimi olarak Fenerbahçe'yi degil, tarihsel kimligi ile Fenerbahçe'yi anlatiyor.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!