
Meşrutiyet'in ilanından sonraki İstanbul, Refik Halid Karay'ın İstanbul'un Bir Yüzü başlıklı anlatısında değişimin hızla hissedildiği bir toplumsal sahneye dönüşür. Alaturka yaşayıştan alafranga alışkanlıklara yönelenler, eski âdetlerini koruyanlar ve iki dünya arasında sıkışanlar aynı şehrin içinde farklı yüzler oluşturur. Karay, bu kesimlerin dış görünüşleri kadar gündelik hayatlarını ve kişilik özelliklerini de dikkatle gözlemler.
Şehrin dönüşümü anlatıcıda güçlü bir kayıp duygusu uyandırır. Aynı İstanbul'da yaşadığı halde eski İstanbul'u aramak, insanın kendi evinde gurbette kalmasına benzer. Bir zamanlar iç yüzünü yakından tanıdığı, kendisine kalbini açtığını düşündüğü şehrin artık bulunamayacağı hissi, toplumsal gözlemlere kişisel bir hüzün ekler. Mekân değişirken ona ait olma biçimi de sarsılır.
Karay'ın keskin gözlem gücü, eski ile yeniyi basit bir ilerleme veya gerileme karşıtlığına hapsetmez. Farklı yaşam tarzlarının yan yana gelişi, modernleşmenin insan ilişkilerinde ve davranışlarda yarattığı gerilimleri görünür kılar. İstanbul tarihi, şehir kültürü ve toplumsal değişimle ilgilenenler için çalışma, bir dönemin ruhunu özlem, mizah ve karakter ayrıntılarıyla yakalayan canlı bir okuma sunar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş