
Türkiye’nin yakın tarihindeki darbe dönemlerinin karanlık yüzüne bakan Alev Alatlı, İşkenceci romanında şiddetin insanı nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Anlatının merkezinde işkence olgusu ve bu olgunun hem maruz kalan hem de uygulayan üzerinde bıraktığı izler vardır. Güç sahibi görünen kişiyle savunmasız bırakılan kişi arasındaki konumların değişebilirliği, romanın temel ahlaki gerilimini oluşturur.
Alatlı, işkenceciyi doğuştan ve tek boyutlu bir kötülük simgesi olarak kurmak yerine onu var eden aile, eğitim, çevre ve siyasal koşullara bakar. İnsan hâllerindeki acımasızlık ile merhamet, başarısızlık ile direnç, umutsuzluk ile umut yan yana gelir. Bu karşıtlıklar şiddeti mazur göstermeden, onun sıradan ilişkiler ve kurumlar içinde nasıl mümkün hâle gelebildiğini anlamaya çalışır. İşkence görenlerin sessiz direnci ise insan onurunun bütünüyle yok edilemeyeceğini hatırlatır.
İşkenceci, adalet ve özgürlük arayışını kolay hükümlerden uzak tutan yoğun bir romandır. Alev Alatlı, okurun yalnız fail ile mağdur arasındaki çizgiye değil, bu çizgiyi üreten toplumsal yapıya da bakmasını ister. Eser, şiddet karşısında vicdanın, sorumluluğun ve insan kalma çabasının ne anlama geldiğini sarsıcı bir yakın tarih atmosferinde tartışır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş