
Kadın yanında olmadığı zaman, lokantalardaki tabakları, bardakları kolunun tersiyle fırlatıyor adam, kadın belki bir yerlerden bu gürültüyü duyar diye.

Michael Ondaatje'nin İngiliz Hasta romanı, İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Toskana'da aynı mekâna sığınan dört insanın geçmişlerini bir araya getirir. Uçak kazasında ağır biçimde yanmış ve belleğini yitirmiş bir adam, kimliği hakkındaki sorularla odak noktası hâline gelir. Onun bakımını üstlenen genç Kanadalı hemşire, savaşın yorgunluğu içinde bu belirsiz hastaya bağlanır.
İkilinin bulunduğu yere, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanmış eski bir hırsız ile bomba imha konusunda çalışan Sih bir asker de katılır. Her karakter, çatışmanın bedeninde ve hafızasında bıraktığı farklı bir yükü taşır. Güncel zamanın Toskana'daki sessizliği, çöl güneşi altında yapılan yolculuklara, İngiltere'nin serin coğrafyasına ve Hindistan'a uzanan anılarla kesilir. Geçmişten gelen bir kadının hayali, hastanın gerçek kimliğine doğru ilerleyen anlatının izlerini birbirine bağlar.
Roman, kişisel hafıza ile savaş tarihini parçalı hikâyeler aracılığıyla yan yana getirir. Kimlik, sadakat, bakım ve kayıp gibi meseleler, karakterlerin birbirlerine anlattıkları ve sakladıkları üzerinden açılır. İngiliz Hasta, savaşın bitiş anında bile geçmişin kapanmadığını; mekânların, ilişkilerin ve hatırlamanın insan hayatında uzun süre yaşamaya devam ettiğini gösteren çok katmanlı bir romandır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Kadın yanında olmadığı zaman, lokantalardaki tabakları, bardakları kolunun tersiyle fırlatıyor adam, kadın belki bir yerlerden bu gürültüyü duyar diye.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş