
Insan, var olmasiyla birlikte, dusunce ve tefekkurun haz ve cekiciliginden kendisini alamamistir. Cunku insani ozgun, orijinal ve ayricalikli kilan en onemli yonu, bu niteliklerinde gizlidir. Dusunen bir varlik olarak insan, medeniyetlerin ve kulturlerin insa surecinde bu ozelliklerini bilfiil gostermis ve ispatlamistir. Bu anlamda dusunce ve fikrin sahibi tek bir milletle, irkla veya dinle sinirlandirilamaz. Dusunce imli ve uretimi, insanligin ortak mirasidir. Medeniyetler ve kulturler, bu mirasin birbirlerine devredilmesinde bir vasita olmaktan baska bir anlam tasimamaktadirlar. Iste bu calisma, felsefenin koklerinden baslayarak, yaklasik 2500 yil onceden Ortacag'a kadar olan bir dusunce seyahatinin ana filozof ve sistemlerine bir bakis acisini ortaya koyma cabasi icerisinde olmustur. Bunu yaparken ideolojik bir bakis acisi yerine, var olanlari gorme ve gosterme hassasiyetini tasiyarak "objektif, sumullu, rasyonel ve tutarli" olma ilkelerini kendisine rehber edinmistir. Bu cercevede
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!