
Bazen kafamda bir ‘sil’ tuşu olsun istiyorum.

Sharon M. Draper, İçimdeki Müzik adlı romanında Melody’nin çevresindekilerin göremediği zengin iç dünyasını onun kendi sesiyle anlatır. Serebral palsi nedeniyle yürüyemeyen, konuşamayan ve yazamayan Melody’nin fotoğrafik hafızası vardır; duyduğu ve gördüğü ayrıntıları olağanüstü bir kesinlikle saklar. Öğretmenleri ve sınıf arkadaşları bedensel sınırlarını zihinsel yetersizlik sanarken, iletişim kurmasını sağlayan teknolojik bir aygıt düşüncelerini ilk kez dışarıya taşımasına imkân verir. Roman, Melody’nin kendini kanıtlama çabasını sonucun ayrıntılarını açıklamadan okul, aile ve arkadaşlık ilişkileri içinde geliştirir.
Draper’ın birinci tekil şahıs anlatımı, dışarıdan yapılan varsayımlarla Melody’nin keskin gözlemleri arasındaki farkı sürekli açık tutar. İletişim aygıtı önemli bir dönüm noktasıdır, fakat hikâye kapsayıcılığın tek bir teknolojiyle kendiliğinden kurulmadığını gösterir; önyargılar, rekabet ve kabul edilme isteği yaşamaya devam eder. Mizah ile incinmeyi aynı ses içinde taşıyan anlatı, engellilik deneyimini yalnız bir mücadele veya ilham kalıbına sıkıştırmaz. İçimdeki Müzik’in duygusal etkisi, Melody’nin zekâsını başkalarının onayından bağımsız kılarken duyulmak, ait olmak ve kendi kararlarını verebilmek arasındaki bağı somutlaştırmasından kaynaklanır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Bazen kafamda bir ‘sil’ tuşu olsun istiyorum.

Konuşamıyor olmam, düşünebilmediğim anlamına gelmiyor.İnsanların beni sessiz sanması, içimde kocaman bir dünya olduğu gerçeğini değiştiemiyor...
“Bazen kafamda bir “ sil “ tuşu olsun istiyorum.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş