
Original bdg. 17,00 / 24,00 cm. In Turkish. 472 p. Nizami Gencevi bu essiz söylenceyi yüksek sairlik istidadi ve bilgeligi ile kâgida döken Türk dünyasindaki ilk ve en büyük sairlerden biridir. Yasadigi çagin geregi olarak siirlerini Farsça yazmak zorunda kalan Nizami, dönemin sahlarina sundugu eserlerinde Türklügünü gizleme yoluna gitmemis aksine, açik bir sekilde beyan etmistir. Bu eserde okuyacaginiz ve sevgili esinin ölümünün ardindan yazdigi siirin son misralarinda, esinin ve o esinden olan oglunun, (Türkzadesinin) dolayisiyla kendisinin Türklügünü net olarak ortaya koymaktadir: Agyara gazapli, bana mihriban, Gönül yoldasimdi o nazli canan. Türkler tek olmustu bir göçe muhtaç, Türkler tek eyledi yurdumu taraç. O Türküm gittiyse bir gün çadirdan, Sakla Türkzademi sen, ey yaradan! Bu eser, Nizami Gencevi'nin bugüne kadar yapilan "Hüsrev ve Sirin" tercümeleri içinde, içerik ve anlatim bakimindan aslina en uygun olani olarak kabul görmüs ve Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanliginin katkilariyla, anlamsal ve yapisalligina dokunulmadan Türkçeye aktarilmistir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!