Hızlı ve Yavaş Düşünme

Hızlı ve Yavaş Düşünme

Daniel Kahneman

Yayıncı
Varlik Yayinlari
Sayfa
567
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2017

Özet

Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’de zihinsel faaliyetleri iki işleyiş biçimi üzerinden açıklar. Sistem 1 hızlı, otomatik ve sezgisel tepkiler üretirken Sistem 2 dikkat, çaba ve bilinçli muhakeme gerektiren görevlerde devreye girer. Gündelik kararların büyük bölümü ilk sistemin akıcılığıyla alınır; bu hız çoğu zaman yararlı olsa da eksik bilgi, güçlü bir ilk izlenim ya da yanıltıcı bir çerçeve karşısında düzenli hatalar doğurabilir. Yavaş düşünme bu önerileri denetleme kapasitesine sahiptir, fakat zahmetli olduğu için her kararda kendiliğinden çalışmaz.

Kahneman’ın amacı sezgiyi bütünüyle değersizleştirmek değil, hangi koşullarda güvenilir olduğunu ve ne zaman denetlenmesi gerektiğini ayırmaktır. Kitap, belirsizlik altında yargı, aşırı güven, tahmin ve seçim gibi alanlarda zihnin kullandığı kestirmelerin sonuçlarını araştırır. Deneyler ve düşünce örnekleri, rasyonel olduğumuza dair öz imge ile gerçek karar davranışı arasındaki mesafeyi somutlaştırır. Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin katkısı, bilişsel yanlılıkları tek tek sıralamanın ötesinde, sezgi ile dikkatli muhakemenin nasıl iş bölümü yaptığını tutarlı bir çerçevede göstermesidir. Bu çerçeve, iyi kararın yalnız daha fazla düşünmekten değil, düşünme biçimini doğru anda değiştirebilmekten geçtiğini ortaya koyar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Faruk@farukd· 7ay🇹🇷

Tutarsızlıklar, düşüncelerimizin rahatlığını ve duygularımızın berraklığını azaltır.

3
Ergün Şanlı (insta= entropitasarim)@entropitasarim· 10ay🇹🇷

Daniel Kahneman’ın *Hızlı ve Yavaş Düşünme* kitabında yer alan en çarpıcı araştırmalardan biri, *İsrailli hâkimler* üzerine yapılan bir çalışmadır. İşte örnek olarak bu araştırmanın özeti: *Araştırma: İsrailli Hâkimlerin Kararları ve Zamanlama* *Konu:* Günün farklı saatlerinde hâkimlerin kefalet başvurularına verdikleri kararlar incelenmiştir. *Gözlem:* - Sabah ilk saatlerde, yani kahvaltı sonrası verilen kararların *yaklaşık %65'i olumlu* (yani sanık lehine) çıkmıştır. - Ancak zaman geçtikçe, bu oran hızla düşmüş, öğle yemeği öncesine doğru *neredeyse sıfıra yaklaşmıştır*. - Yemekten sonra oran *yeniden yükselmiş*, sonra yine düşmüştür. *Yorum:* Bu, insanların zihinsel enerji tükendiğinde “hızlı sistem” olan alışkanlık, güvenli karar alma eğilimine kaydığını gösteriyor. Hâkimler yoruldukça risk almaktan kaçınarak sanık aleyhine kararlar vermeye başlıyorlar. Enerji tazelenince (yemekten sonra), yeniden daha adil ve dengeli karar verebiliyorlar. *Sonuç:* Kararlarımız sa

2

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir