
Dinleyeni olmadığında değil, anlayanı olmadığında sessizleşir insan. Eğer karşılaştıysak tesadüf değildir :) şans vermek gerekir.

Hakan Mengüç’ün Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir adlı romanı, kaderin insanın seçimleriyle her an yeniden yazılabileceği düşüncesinden hareket eder. Arayışını sürdüren genç bir sufi ile zihni karmaşık bir genç kız, yolun onları nereye götüreceğini bilmeden birlikte hareket eder. Birbirlerinden ve yazgılarından başka güvenebilecekleri hiçbir şey olmadan başlayan yolculuk, iki karakteri kendi sınırlarıyla karşı karşıya getirir.
Gençler yedi gün boyunca yanlarında para, yiyecek, kıyafet veya belirlenmiş bir plan olmadan şehir şehir dolaşır. Bu koşullar, gündelik güvenceler ortadan kalktığında insanın kendisi ve yol arkadaşıyla nasıl ilişki kurduğunu görünür hâle getirir. Başladıkları yere döndüklerinde dışarıdan yalnızca kısa bir süre geçmiş olsa da ikisi için de hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Roman, insanın yapmayacağını düşündüğü şeyleri neden yaptığını, katlanamayacağını sandığı durumlara nasıl dayandığını ve beklenmedik karşılaşmaların yaşam yönünü nasıl değiştirdiğini sorgular. Kamışın yedi evreden geçerek ney hâline gelmesi, karakterlerin geçirdiği dönüşümün simgesi olarak anlatıya eşlik eder. Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir, kaderi değişmez bir çizgi olarak değil, yolculuk ve karşılaşmalar içinde yeniden biçimlenen bir süreç olarak ele alır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Dinleyeni olmadığında değil, anlayanı olmadığında sessizleşir insan. Eğer karşılaştıysak tesadüf değildir :) şans vermek gerekir.

Tafsiye ederim mutlaka okunması gereken bir kitap
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş