Ayn Rand'ın Hayatın Kaynağı romanı, kendi mimari anlayışından ödün vermeyen Howard Roark ile çevresinin ondan beklediği uyum arasındaki çatışmayı izler. Roark, biçimi geleneğin tekrarı değil, yapının amacı ve malzemesiyle kurulacak özgün bir bütün olarak görür. Bu tavır onu mesleki yalnızlığa, ekonomik kayıplara ve kamuoyu baskısına sürüklerken; eski okul arkadaşı Peter Keating daha kolay kabul görmek için başkalarının beklentilerine göre hareket eder.
Romanın duygusal ve düşünsel gerilimi, Roark'ın Dominique Francon ile ilişkisinde derinleşir. Dominique onun yeteneğini tanır, fakat bağımsız bir insanın toplumsal düzen içinde yok edileceğine inanır. Gazeteci Ellsworth Toohey ile yayıncı Gail Wynand ise itibar, güç ve kitleleri yönlendirme üzerinden farklı karşı kutuplar oluşturur. Mimarlık projeleri böylece yalnızca dekor değil; üretme arzusu, yaratıcının hakkı ve başarı ölçütünün kim tarafından belirlendiği üzerine yürütülen tartışmanın somut alanıdır.
Hayatın Kaynağı, bireycilik savunusunu karakterlerin seçimleri ve bedelleri üzerinden kurar. Ayn Rand'ın keskin karşıtlıkları okuru yalnızca Roark'ın direncine değil, yetenek ile onaylanma arzusu arasındaki daha geniş gerilime de bakmaya çağırır; romanın kalıcı tartışması, bir eserin değerini yaratıcısının bütünlüğünün mü yoksa toplumun kabulünün mü belirlediğidir.