
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, Sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak Müşfik KENTER

Zafer Algöz, Hasırt Di Bilekbord’da sanat yaşamı boyunca yollarının kesiştiği isimlerle paylaştığı anıları ve gözlemleri bir araya getirir. Kemal Sunal ile Sadri Alışık, Öztürk Serengil ve Fatma Girik bu anlatılarda ayrı karşılaşmaların kişileri olarak yer bulur. Erkan Can ve Cem Yılmaz da Algöz’ün setlerde, sahnede ya da dost buluşmalarında tanık olduğu olayların kişilerindendir. Anlatının odağında yalnızca tanınmış sanatçıların kamusal yüzleri değil, birlikte geçirilen zamanın bıraktığı kişisel ayrıntılar vardır.
Kitaptaki öyküler farklı mekânlar ve dönemler arasında ilerler. Bir film setinin çalışma düzeni, sahne arkasındaki karşılaşmalar ve arkadaş meclislerindeki konuşmalar aynı hatıra evreninde buluşur. Algöz, oyunculuk mesleğinin içinden konuştuğu için sanat dünyasını uzaktan seyreden bir gözlemci gibi değil, o dünyanın gündelik ritmini paylaşmış bir anlatıcı olarak aktarır. Bu yakınlık, anlatılan kişilerin okurun zihninde yalnızca isim olarak kalmamasını sağlar.
Anlatıların duygusal tonu tek çizgide ilerlemez. Bazı anılar güldürürken bazıları kayıp, zaman ve geçmişe dönmenin hüznünü taşır. Zafer Algöz’ün tanıklıkları, Türkiye’nin sahne ve sinema dünyasında iz bırakmış sanatçıları farklı yönleriyle tanımaya imkân verir. Böylece Hasırt Di Bilekbord, kişisel hatıraları sanat ortamının ortak belleğiyle birleştiren, hem neşeli hem buruk bir anlatılar toplamına dönüşür.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, Sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak Müşfik KENTER
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş