
"Bir keresinde bir nüfus sayım memuru beni test etmeye kalkıştı. Onun karaciğerini biraz bakla ve yanında güzel bir Chianti şarabıyla yedim."

Hannibal Lecter’ın gözetimden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Thomas Harris’in Hannibal romanında Lecter yeni bir kimlikle özgürlüğün ve incelikli zevklerin tadını çıkarırken, geçmişinden gelen üç ayrı takip çizgisi onun çevresinde daralır. FBI ajanı Clarice Starling, yıllar önce karşı karşıya geldiği bu olağanüstü zekânın etkisini hâlâ taşır. Lecter’ın sakat bıraktığı zengin Mason Verger için arayış kişisel bir intikam projesidir. Çıkar peşindeki İtalyan bir polis ise kimliğini açığa çıkarmanın sağlayacağı ödülü görür. Bu kişilerin amaçları birbirinden farklı olsa da hepsi aynı tehlikeli merkeze yaklaşır. Harris, avcı ile av arasındaki sınırı sürekli değiştirerek gerilimi yalnız kovalamacadan üretmez; hafıza, saplantı, güç ve ahlaki tavizler de olayların yönünü belirler. Lecter’ın kültürlü görünümü ile şiddeti arasındaki çelişki, romanın tekinsiz atmosferini besler. Hannibal, önceki karşılaşmaların psikolojik sonuçlarını genişleten, Clarice ile Lecter arasındaki karmaşık bağı yeni baskılar altında sınayan bir gerilim romanıdır. Hikâye, her karakterin arzusunu bir bedelle ilişkilendirir ve yaklaşan yüzleşmenin sonucunu açıklamadan korku duygusunu giderek yoğunlaştırır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"Bir keresinde bir nüfus sayım memuru beni test etmeye kalkıştı. Onun karaciğerini biraz bakla ve yanında güzel bir Chianti şarabıyla yedim."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş