
"Kimi yaralar kabuk bağlamaz; sadece yaşamayı öğrenirsin onlarla.”

Gönül Çatalcalı’nın Hamdüsena Sokağı Kadınları romanı, günümüz Türkiye’sine hurafelerle örülmüş bir sokağın içinde yetişen genç bir kızın gözlerinden bakar. Hamdüsena Sokağı, kadınlarına hayatın renklerini soldurarak ağır ağır ölmeyi buyuran bir aile tutukevine benzer. Evlerin çatıları altında derin sessizlikler, içe büzülmüş acılar ve kırık sevinçler saklanır.
Genç kızın perspektifi, sokakta gelişen olayların giderek bir kırana dönüşmesini izler. Başlangıcın tarihi ile sarsıcı bitiş aynı toplumsal ağ içinde birbirine bağlanır. Yan yana yaşadıkları hâlde ortak bir dünya kuramayan insanlar, güç, iktidar ve sahiplik peşindeki hesapçı bakışlarla birbirlerinden uzaklaşır. Yokluğuyla aileyi belirleyen baba ve kendilerine biçilen değersizliği hayatın değişmez gerçeği sayan ev kulu kadınlar, baskının farklı biçimlerini görünür kılar.
Çatalcalı, aile içindeki suskunlukları daha geniş toplumsal ilişkilerden ayırmaz. Sokak, kadınların gündelik hayatına yön veren hurafelerin, otoritenin ve kabullenişin küçük bir modeli hâline gelir. Buna karşılık göçe hazırlanan kırlangıçlar, kapalı düzenin sonsuza dek sürmeyeceğine dair bir hareket imgesi taşır. Roman, genç bir kadının kendi çevresini anlamaya çalışırken başlangıç, yıkım ve kaçış ihtimali arasında kurduğu sarsıcı hikâyeyi titiz bir dille anlatır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Kimi yaralar kabuk bağlamaz; sadece yaşamayı öğrenirsin onlarla.”

“Sevgi yetmez bazen, insan biraz da anlaşılmak ister.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş