
Paylaşsaydı insanlar Yararları, mutluluğu ve ahlâkı Cennet olurdu dünya...

Özel mülkiyetin bulunmadığı bir toplum nasıl düzenlenebilir? Tommaso Campanella'nın Güneş Ülkesi kitabı, servetin ortak sayıldığı ve bölüşümün görevli yöneticilerce yapıldığı bir ülke tasarımı üzerinden bu soruya cevap arar. Bilgi, onur, görev ve hayatın sunduğu imkânlar kimsenin başkası aleyhine tekeline alamayacağı ortak değerlerdir. Böylece toplumsal düzen, kişisel sahiplenme yerine eşit pay, çalışma ve ortak yarar çevresinde kurulmaya çalışılır. Eserin ideal ülkesi, maddi bolluk kadar insanlar arasındaki kardeşliği ve adaleti de kurumsal bir mesele hâline getirir.
Campanella'nın tasarımı, Hesiodos'un Altın Çağ özleminden Platon'un Atlantis'ine ve Iambulos'un Güneş Adaları'na uzanan eski ideal toplum anlatılarıyla ilişki kurar. Ortaçağın cennet düşüncesi ile Rönesans'ın dünyevi düzen arayışı bu tarihsel arka planda buluşur. Güneş Ülkesi, gerçekleşmiş bir program sunmaktan çok özel mülkiyet, iktidar ve mutluluk arasındaki ilişkiyi sınayan bir düşünce deneyi kurar. Ortak yaşamın özgürlük ve yönetimle nasıl dengeleneceği sorusu, kitabın güncelliğini koruyan temel gerilimidir. Ülkenin sıcaklık ve ışık imgesi, eşitliğin doğanın herkese sunduğu imkânlar kadar yaygın olması gerektiğini simgeler.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Paylaşsaydı insanlar Yararları, mutluluğu ve ahlâkı Cennet olurdu dünya...

Yoksulluk insanları alçaltır, hileye, hırsızlığa, yalancılığa, serseriliğe götürür; onlarda yurt sevgisini azaltır. Zenginlikse, gururlu, cahil, küstah, hain, palavracı, bencil ve iftiracı yapar.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş