
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Prag'ın Yahudi Mahallesi'nde yaşayan taş ustası Athanasius Pernath, gizemli bir ziyaretçinin ardından açıklayamadığı görüntüler ve kopuk anılarla karşılaşır. Gustav Meyrink'in Golem romanında otuz üç yılda bir ortaya çıktığı söylenen efsanevi varlık, mahallede dolaşan bir korku olmanın yanında Pernath'ın bastırılmış geçmişini de harekete geçirir. Entrikalar, suçlamalar ve esrarengiz kişiler arasında ilerleyen kahraman, gördüklerinin dış dünyaya mı yoksa kendi parçalanmış bilincine mi ait olduğunu ayırt etmekte zorlanır.
Meyrink, dar sokakları, eski evleri ve birbirine açılan odaları canlı bir labirent gibi kullanır. Gerçek ile düş, beden ile ruh, geçmiş ile gelecek arasındaki sınırlar anlatı boyunca yer değiştirir. Golem kesin biçimde açıklanan bir canavar değil, ortak hafızanın ve kimliksiz kalma korkusunun simgesidir. Pernath'ın benliğinin kayıp katmanlarını araması, mahallenin dönüşümü ve sakinlerinin sırlarıyla birleşir. Polisiye gerilim, mistik düşünce ve psikolojik çözümleme aynı tekinsiz atmosferde buluşur. Golem, şehir efsanesini bir macera dekoru olarak tüketmek yerine insanın kendisini hangi anılar, yüzler ve toplumsal bağlar üzerinden tanıdığı sorusuna yönelen karanlık bir fantastik romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş