
Murathan Mungan’ın Geyikler Lanetler oyunu, bir aşiretin kuşaklara yayılan iktidar, aşk ve intikam döngüsünü Hazer Bey ile Kureyşa’nın hikâyesi çevresinde kurar. Mardin coğrafyasının sözlü kültürü, geyik imgesi, töre ve lanet fikri sahnedeki olayların arka planı olmaktan çıkar; kişilerin geçmişle kurduğu ilişkinin diline dönüşür. Aile içinde verilen kararlar sonraki kuşakların hayatına aktarılırken zaman doğrusal ilerlemez, aynı acılar farklı sesler ve anlatı katmanları içinde yeniden belirir.
Oyun gerçekçi bir aile anlatısını masal, ağıt, destan ve ritüel öğeleriyle yan yana getirir. Kişiler kendi seçimlerini yaptıklarını düşünseler de ataların sözleri, toplumsal roller ve hatırlama biçimleri hareket alanlarını daraltır. Geyikler Lanetler bu nedenle töreyi değişmez bir gelenek gibi yüceltmek yerine, şiddetin kutsal ve şiirsel bir dille nasıl sürdürüldüğünü araştırır. Sahne üzerindeki tekrarlar ve anlatıcı geçişleri, seyircinin tek bir suçlu aramasını zorlaştırır; asıl ağırlık, bir topluluğun geçmişini dönüştüremediğinde laneti nasıl yeniden ürettiğinde toplanır.
Geyik hem avlanan canlıyı hem de aşiretin kendisine anlattığı köken hikâyesini temsil eder. Şiirsel dilin güzelliği ile anlattığı şiddet arasındaki gerilim, oyunun töreye dışarıdan hüküm vermek yerine onun kişilerin bedeninde ve hafızasında bıraktığı izi sahnede duyurmasını sağlar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş