
anasız büyümenin gediği kapanmıyor demek

Nursel Duruel'in Geyikler, Annem ve Almanya adlı öykü kitabı, gündelik hayatın görünür yüzüyle bellekte biriken kayıp, göç ve yabancılaşma duygularını yan yana getirir. Başlık öyküsünde Almanya'ya giden bir babanın geride bıraktığı boşluk, bir çocuğun annesiyle ilişkisi ve parçalı hatıraları üzerinden duyulur. Diğer öyküler de sıradan görünen anların altında işleyen kırılmaları izler.
Duruel, büyük açıklamalar yerine ayrıntılara, suskunluklara ve kişilerin birbirine tam olarak ulaşamadığı eşiklere yaslanır. Aile içindeki uzaklık, taşra ile kent arasındaki hareket ve geçmişin bugüne sızması; farklı anlatılarda ortak bir duygusal iklim kurar. Çocukluk bakışı kimi zaman korunaklı, kimi zaman da yetişkinlerin dünyasındaki eksikliği açığa çıkaran keskin bir merceğe dönüşür. Nesneler ve kısa karşılaşmalar, açıkça söylenmeyen duyguların taşıyıcısı olur.
Bu öykü toplamının etkisi, toplumsal dönüşümü özel hayatın küçük çatlaklarında gösterebilmesinden gelir. Eser, göçün yalnızca yer değiştirmek olmadığını; geride kalanların dilini, bekleyişini ve kendilik duygusunu da değiştirdiğini sezdirir. Yoğun ama ölçülü anlatımı, öykülerin bitiminden sonra da süren bir yankı bırakır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

anasız büyümenin gediği kapanmıyor demek
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş