
Tarık Buğra'nın Gençlik Türküsü eseri, gençlik, toplum ve siyasal düşünce üzerine deneme ve gazete yazılarını bir araya getirir. Kitap bir roman olay örgüsü kurmak yerine Türkiye'nin modernleşme tartışmalarına, ideolojilere, aydın sorumluluğuna ve kuşaklar arasındaki gerilime farklı başlıklar altında yaklaşır. Buğra, sosyalizm ve kapitalizm gibi büyük kavramları gündelik dilin içinden sorgularken Atatürkçülük, demokrasi ve kültür meselelerini hazır sloganlara teslim etmemeye çalışır. Metinlerin ortak ekseninde gençlik, yaşla sınırlı bir dönemden çok düşünsel bağımsızlık ve memleket karşısında sorumluluk alanı olarak belirir. Yazarın amacı kavramları tanımlamak kadar onların kamusal dilde nasıl kullanıldığını sınamaktır.
Fıkra ve makale biçiminin sağladığı hareketlilik, yazarın bir konudan diğerine geçerken polemikle kişisel gözlemi yan yana getirmesine izin verir. Dönemsel tartışmaların izleri belirgin olsa da Buğra'nın asıl ilgisi, fikirlerin nasıl kolayca kalıplaştığı ve bireyin kendi hükmünü kurmasının neden güç olduğu sorusundadır. Yazıların kısa biçimi kesin hüküm vermekten çok okurla sürdürülen bir konuşma temposu yaratır; itiraz ile öz eleştiriyi aynı düşünme sürecine katar. Gençlik Türküsü'nün bugüne kalan tarafı, tek bir siyasal reçeteden ziyade fikirlerin anlamı ve ahlaki yükü üzerine yürüttüğü sürekli hesaplaşmadır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Kötü göze batar. İyi mütevazıdır, ciyak ciyak bağırmaz.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş