
"Hiçbir kalpte bunca hasrete yetecek kadar yer olamazdı..." Dokuz yaşındaki Max’ın, hasretini çektiği tek bir kişi var: huzurevinde yaşayan büyükbabası. Kötü bir yerde değilse de, onun çok uzağında, ötesinde. Ama kötü olan bir şey var: büyükbabasının hafızası. Max, bir sabah, deli cesaretine sığınıyor ve büyükbabasını bir günlüğüne de olsa kaçırıveriyor. Ve onunla, Ay ile Güneş’in sonsuz ve hafızasız dansına tanıklık ediyor. Alman çocuk edebiyatının usta yazarı Andreas Steinhöfel’in bu özel kitabı, sevginin en büyük unutuşlara bile direnebildiğini gösteriyor. "Samimi, sıcak, güneşli ama gerçekçi bir öykü." NZZ am Sonntag
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!