
Gökkuşağının dışladığı siyahtan yanayım.

Tess Gerritsen'ın Gece Yarısından Sonra romanı, Sarah Fontaine'in kocasının Berlin'de öldüğü haberini almasıyla başlayan uluslararası bir gerilim kurar. Sarah, alıştığı hayatın ardında saklanan boşlukları sorgularken karşısına diplomat Nick O'Hara çıkar; ikilinin Avrupa boyunca ilerleyen arayışı, ölüm haberinin basit bir açıklamayla kapanmadığını gösterir. Soğuk Savaş atmosferi, diplomatik dünyanın kontrollü yüzü ile casusluğun görünmez tehditlerini aynı hatta buluşturur.
Gerritsen olay örgüsünü sürekli değişen güven ilişkileri üzerine kurar: Sarah hem kocasına dair bildiklerini yeniden değerlendirmek hem de kendisine yardım eden insanların amaçlarını tartmak zorundadır. Romanın temposu yolculuk, takip ve belirsizlik duygusundan beslenirken merkezde kişisel bir sorunun siyasi bir mücadeleye dönüşmesi yer alır. Karakterler hakkındaki nihai gerçekleri açmadan ilerleyen anlatı, romantik gerilim ile casusluk romanının araçlarını birleştirir ve Sarah'nın kendi kararlarını veren bir özneye dönüşmesini öne çıkarır. Kişisel yas ile kurumsal sırların yan yana gelişi, tehlikenin yalnız dışarıdan değil geçmişte kurulmuş yakınlıklardan da doğabileceğini hissettirir. Her yeni bilgi, güvenilecek kişiyle izlenecek yol arasındaki seçimi daha da zorlaştırır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Gökkuşağının dışladığı siyahtan yanayım.
“Güvenmek insanın bebekliğinde öğrendiği, sizi bir battaniye gibi sarmalayıp sıcak tutması gereken bir şeydi. Hayatın en gaddar aldatmacalarından biri de buydu.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş