
Bin yillarin susuzluguyla kavrulurken ova, kizgin, catlak topraklar vahsiligin en acimasiz oldugu bu sehri, cehennemden bir parca yapmisti sanki. Saltanat sehri Istanbul’dan ayri bir hukum suren, devletin olmadigi, aga ve seyhlerin istedigi gibi at kosturdugu, iliskilerin parasal ve kaba guce dayandigi bu sehir, merkezi otoriteden uzakti. Tanzimat Fermani’nin ilanindan ancak on yil sonra Tanzimat kanunlarinin ulastigi sehir, devletin gozunde surgunlerin mecburi ikamete tabi edildigi bir mekndi…Cozulme cagini yasayan imparatorlugun, zayifligindan faydalanan kesimler icinde azinliklar ve misyonerler basi cekiyordu. Hafiyeler, Imparatorluk disindan gelen seyyah ve misyonerler, ittihatci surgunler sehirde fazlasiyla goruluyordu.Tabi bunlarin icinde nami henuz yayilmis bir halk kahramani her yer adindan bahsediyor, yigitligiyle herkesin dikkatini cekiyordu…
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!