Foe
Kurgu

Foe

J. M. Coetzee

Yayıncı
RANDOM HOUSE
Sayfa
160
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2022

Özet

J. M. Coetzee’nin Foe romanı, bir gemi kazasından sağ çıkan Susan Barton’ın kendi hikâyesini anlatma arzusuyla başlar. Bir süre ıssız adada kalan Susan, 1720 yılında yazar Daniel Foe’yu ziyaret eder. Ondan, yaşadıklarını dünyaya duyuracak bir anlatıya dönüştürmesini ister. Bu hikâyenin merkezinde Susan’ın yanı sıra adada karşılaştığı esrarengiz Cruso vardır. Cruso onun kurtarıcısı, yoldaşı ve zaman zaman sevgilisi olmuştur; fakat yaşananların kime ait olduğu ve nasıl aktarılacağı baştan itibaren belirsizdir.

Susan tanıklığının korunmasını isterken Foe, anlatılabilir bir hikâyenin biçimini arar. Bu nedenle gemi kazası ve ada deneyimi yalnızca bir hayatta kalma öyküsü olarak kalmaz. Bir başkasının sözcükleriyle anlatılan hayatın ne kadarının değişeceği, yazarın hangi boşlukları dolduracağı ve okurun tanıdığını sandığı bir hikâyenin nasıl yeniden kurulacağı öne çıkar. Robinson Crusoe anlatısının yeniden ele alınması, kaynak ile yeniden yazım arasındaki gerilimi romanın parçası hâline getirir.

Coetzee bu kurgu içinde edebiyatın ikna gücünü ve temsil sınırlarını sorgular. Ölüm ile yaşam, toplum ile yalnızlık, özgünlük ile intihal arasındaki karşıtlıklar Susan’ın anlatısı çevresinde birbirine bağlanır. Foe, bir deneyimin sahibinin kim olduğu sorusunu, onu yazıya geçiren kişinin gücüyle karşı karşıya getirir. Okur bildiğini düşündüğü ada hikâyesine başka bir açıdan bakarken sanat ile hayat arasındaki ilişkinin de sabit olmadığını görür. Susan’ın sesini duyurma çabası, romanın hem olay örgüsünü hem anlatma hakkı üzerine düşünsel gerilimini taşır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Ali Tiryaki@ali6134· 6ay🇹🇷

Hayatımın en kadar büyük bir bölümü beklemekle geçiyor! Bahia'da beklemekten başka çok az şey yaptım ama bazen neyi bekledigimi bilmiyordum.Adada hep kurtarılmayı bekledim.Burada sizin ortaya çıkmanızı veya beni Cruso'dan ve Cuma'dan kurtaracak kitabın yazılmasını bekliyorum.

5
Ali Tiryaki@ali6134· 6ay🇹🇷

Cruso'yla aramda geçenlerden pişmanlık duymalı mıydım? Daha evvelki gibi kız ve erkek kardeşler, ev sahibi ve konuk, efendi ve köle veya her neysek öyle yaşayıp gitmeye devam etseydik daha mı iyi olurdu? Kader beni bu adaya çıkarmış, beni onun kollarına atmıştı. Kaderin hüküm sürdüğü dünyada daha iyi ve daha kötü diye bir şey var mıydı? Kendimizi bir yabancının sarılmasına teslim ediyoruz veya dalgalara bırakıyoruz; dikkatimiz bir anda dağılıveriyor; uyuyoruz ve uyandığımızda hayatlarımızın yolunu kaybediyoruz. Onlara karşı tek müdaafaamizin ebedi ve insan ötesi uyanıklığımız olan bu dağılmalar nedir? Bunlar bir başka sesin, diğer seslerin hayatlarımıza sızdığı yarıklar ve çatlaklar olamaz mı? Hangi hakla kulaklarımızı onlara kapatıyoruz? Cevapsız sorular kafamda yankılanıp duruyordu.

5
Ali Tiryaki@ali6134· 6ay🇹🇷

Gözlerimi dikip uzun uzun ona baktım, ta ki gözkapaklarını indirip gözlerini kapatana kadar. Bir insan, ömür boyu devam eden suskun köleliğiyle ne kadar cahil kalmış olursa olsu Cuma kadar aptal olabilir miydi? Acaba benim onu bir konuşma durumuna yaklaştırma çabalarıma içinden gülüyor muydu? Uzanıp çenesini tuttum ve yüzünü kendime çevirdim. Gözkapakları açıldı. O kapkara gözbebeklerinin derinliklerinde istihza pırıltısı mı vardı? Göremiyordum. Ama olsaydı bile benim İngiliz gözlerimin göremeyeceği bir Afrika kıvılcımı olmaz mıydı? İçimi çektim. "Gel Cuma," dedim. "Efendimizin yanı gidelim ve çalışmalarımızda ne kadar muvaffak olduğumu gösterelim." Öğlen olmuştu. Foe yeni tıraş olmuştu ve neşeli görünüyordu"Cuma öğrenemeyecek," dedim. "Kabiliyetlerinin bir kapısı varsa kilitli veya ben bulamıyorum." "Üzülmeyin," dedi Foe. "Bir tohum ektiyseniz bu bile bir ilerlemedir şimdilik. Azmedelim. Cuma bizi şaşırtabilir.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir