Felâtun Bey, Batılılaşmayı düşünsel bir dönüşümden çok gösterişli tüketim ve rahat yaşama isteği olarak anlayan bir mirasyedidir. Ahmed Midhat Efendi'nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanında onun karşısına çalışkan, geleneklerine bağlı ve kendisini eğitimle geliştiren Râkım Efendi çıkar. İki kahramanın gündelik seçimleri, parayla, emekle ve toplumsal görünüşle kurdukları farklı ilişkileri belirginleştirir. Felâtun'un taklitçi alafrangalığı onu giderek güç durumlara sürüklerken Râkım'ın gayreti daha dengeli bir hayat kurmasına yardımcı olur.
Roman, Doğu ile Batı'yı soyut kavramlar hâlinde tartışmak yerine iki yaşam biçiminin sonuçlarını yan yana gösterir. “Bey” ve “efendi” hitapları bile karakterlerin değer dünyalarını ayıran işaretlere dönüşür. Anlatıcı zaman zaman doğrudan okura seslenerek davranışları yorumlar ve dönemin roman geleneğine özgü öğretici bir ton kurar. Ancak karşılaştırma, yalnız giyim veya zevk meselesi değildir; üretkenlik, sorumluluk ve bilgiyi kullanma biçimi de tartışmanın merkezindedir. Felâtun Bey ile Râkım Efendi, Osmanlı modernleşmesinin çelişkilerini mizah ve toplumsal gözlemle ele alan erken dönem bir Türk romanıdır. Karakterlerin karşıtlığı, dönemin yeni tüketim alışkanlıklarına yönelik eleştiriyi de keskinleştirir.